ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Mutsuzluğa Karşı
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Çeşitli Albümlerden

A Glimpse of

Enrico Macias &
Ajda Pekkan

Sezen Aksu - SERÇE

Beş Yıl Önce

Best of STYX
Sebahattin TEZEL logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
FAZLA DÜŞÜNMEYECEKSİN

Bakın size delikanlı raconunun en ince meselelerinden birini anlatıyorum bu sefer. Açın kulağınızı da iyi dinleyin.

Delikanlı adam da korkar. Hem de en kabadayısı bile korkar. Bunu akılda tutun bak! Eğer haplanmamışsa herkes bir şeylerden korkar.

Cesur kişi demek korkmayan adam demek değildir.
Cesur kişi, korkusunun kendisine engel olmasına izin vermeyen adamdır.

"Ben hiçbir şeyden korkmam..." diyen çok kişiler gördüm ki
  ya pisipisine cartayı çektiler
  ya da iş sıkıya gelince arkalarına bakmadan kaçıp gittiler.

Peki korktuğun vakit, misal korkman gereken bir durumla karşılaştın diyelim, ne yapacaksın?

Dikkat edin, bak bunları size anlatıp belletecek çok fazla delikanlı kalmadı bizim nesilden.

 
Korktuğun vakit, bunun üstünde fazla düşünmeyeceksin.
Çok düşünürsen aklın dağılır. Aklın dağılınca da hiçbir işe yaramaz.
İşte o vakit korku gelir seni teslim alır.

Askerdeyken sürekli marş söyletirler yürütürken. Niye?
Memleketini, yavuklusunu çok düşünüp de askerin aklı dağılmasın diye.

Biz bunu böyle söyledikçe, fazla düşünüp kafayı takmayacaksın dedikçe enteller bozuluyor. Vay efendim sen düşünen insanlara niye çamur atıyorsun? Nasrettin Hoca'nın hindisi gibi düşün düşün, ne olur işin?

Ama bizim bir bildiğimiz var ki konuşuyoruz burada. Düşünen adam da düşüne düşüne taş olmuş da akıl hastanesinin bahçesinde öyle oturuyor işte. Böyle mi olmak istiyorsunuz yani, nedir?

Hem ne demişler? Düşünen kafaya muzır fikirler üşüşür, büyüklerimiz herşeyi bizden iyi düşünür.

* * *

Hakikatin vakti yoktur. Hakikat her zaman hakikattir. Delikanlının vazifesi her koşulda üstüne düşeni yapmaktır. Bakın size kendim bizzat yaşamışım, bir hikaye var onu anlatayım. Aramızda kalsın ama, kimselere açık etmeyin.

Elli yıldan fazla oluyor. O zaman memleket bambaşka bir iklim. Benim mevsimim ise ilkbahar, şimdiki gibi kış değil! Yerli film gibi geliyor düşündükçe şimdi. Seyfi Baba'nın sağkolu Bacaksız Mahsun abimiz bir gün beni bir vazifeye tayin etti. Adana'ya kadar gidip bir arkadaştan Seyfi Baba'nın emanetini alıp getireceğim.

Belime delikli demiri ilk takmışım o zaman. Sanırsın boyum bir karış uzamış. Adamın yürüyüşü bile değişir. Ama iş odur ki onun ağırlığını ve sıcaklığını etinde hissedeceksin. Sonradan kaçış yoktur.

Hz.İsa Aleyhisselam buyurmuştu ki: ""Kılıç çeken kılıçla ölür"
Başka birisi de sana silah doğrulttuğunda kaçıp gidecek cinsten biriysen o zaman hiç takmayacaksın o silahı beline.

El elden üstündür. Sen yiğitsen belki senden daha yiğit biri yoluna çıkacak olursa, bükemediğin eli öpmesini de bileceksin.

Adana'ya vardık, verilen adrese gittik ki o-hoo. Meğer Seyfi Baba'nın emanetini alacağımız kişi o zamanlar pavyonlarda sahne alan, namlı bir pavyon yosması.

"Programdan sonra arka odaya gel emanetini al.." demiş bana.

Ben de gecenin bir vaktine kadar bunun şarkısını türküsünü bekleyip, nihayet dediği yere girecek oldum. Tam kapıdan girmişim, bir de baktım zebellah gibi bir adam içerde.

Meğer bu kadının belalısı değil miymiş?

"Kimdir bre bu civan? Ne arar burada?" deyip ondörtlüyü çıkardı. Namluyu bana doğrultmasıyla birlikte korkmadım desem yalan. Bacaklarım titredi, dizlerim boşandı. Ama İstanbul'a eliboş dönsem bundan daha kötü olacak, efendim.

Çektim ben de tabancayı, iki elimle tuttum. Gözlerimi kapadım.
Tak! Tak! Tak! silah sesleri. Ateş eden ben miyim? Yoksa o adam mı? Kimdir, nedir farkında değilim. Yıkılıp yere düşerken polislerin içeri doluştuğunu duydum en son.

Meğer polis de pusuda beklermiş, o namlı eşkiyayı suçüstü yapsın diye. Ama ben nerden bileyim? Seyfi Baba'nın emanetini alacaz derken tezgahın orta yerine denk gelmişiz.

Sonra dediler ki arkadaşı üç yerinden vurmuşum ama ölmemiş. Onun sıktığı kurşunlardan biri benim omzumu sıyırmış, biri sağ baldırıma aha nah şuraya saplanmış. O vakitler Adana ekipler amiri olan komiser çok dayı bir insanmış ki, benim tabancayı anında yok etmişler ortadan.

Diyeceğim odur ki, delikanlı adam korktuğu vakit bile vazifesini hatırlayan adamdır. Ve dahi düşünerek vakit kaybetmeyin yani, vazifenizi yapın!

Allah yardımcınız olsun..

  MÜZIK
Men at Work
Depeche Mode
U2 - I Still Haven't
Found What I'm
  CİNSELLİK
Venüs & Kadın Güzelliği
Zina Edeni Hapse
Yıllar İçinde Evlilik
  YAŞAM
Futbolun Sosyolojisi
Bakın Siz de
İçki ve Meze Deyince
  SİNEMA
Sinemaya Gitmek
Turist Ömer
Araklamacı Sinemacılık
  EDEBIYAT
Geyik Muhabbeti
TV Dizileri
Üniversite Eğitiminin

The Beach Boys

BoneyM

Edith Piaf - SELECTION

Zeki Müren

Gülden Karaböcek

Gökben