Hadi bize bir espri yap, enteresan şeylerden bahset Alper.
Yoksa başka yere TIK'lar gideriz valla..
Allah gönlünüze göre versin. Canınızın istediği yere TIK'layacaksınız tabii.. Hepimizin hayatı bir şekilde TIK'lanıp gidiyor nasıl olsa.
Benim aklımın şu dakika TIK diye gittiği yer bakın neresi:
İngilizce'de MOTIVE diye bir sözcük vardır ya hani?
MOTİF sözcüğünü ben ilk duyduğumda dantel veya örgü motifi falan zannetmiştim. Meğer sözcüğün anlamı çok daha derinmiş. Webster sözlüğü bunu something (as a need or desire) that causes a person to act diye tarif ediyor.
Fi tarihinde Wham topluluğu Everything She Wants şarkısında
"Why do I do the things I do?" diye sormuştu.
Sorunun cevabı MOTIVE oluyor işte.
Yaptığınız şeyleri yaparken niye yapıyorsunuz? Amacınız nedir?
Size bunu yaptıran sebep nedir?
Ben bunu yazarken ne umuyorum? Niye yazıyorum? Siz bunu okurken ne umuyorsunuz? Niye okuyorsunuz? Nedir motifimiz? İki ters bir düz haroşo model örgü mü? Anadolu kilim motifi mi?
Lafı getirip bağlayacağım yer şurası: Bir websitesi haybeye 3 yıl yayın yapmışsa bunu alkışlamak mı gerekir? Yoksa "Yuh enayiler.. Neydi ki sizin motifiniz?" diye dalga mı geçmeli?
Üstad Necdet Şen (sakın "O da kim?" diye sormayın, motifimi kaybettirmeyin) geçtiğimiz yıllarda dünyevi nimetlerden ve plazalardan elini ayağını çekmiş, 'Kendi istediğini kendi gönlünce yapmanın' peşine düşmüştü.
Hadi kendimize bir itirafta bulunalım:
Hepimizin istediği ama peşinden koşmaya pek azımızın cesaret edebildiği şey de bu değil midir? Kimseye borçlu veya gebe kalmadan, kendi istediğimizi kendi gönlümüzce yapmak?
Necdet Şen üstadımız bu uğurda Derkenar adlı bir websitesi kurmuş, şan-şöhret veya para-pul peşinde koşmaksızın, sadece kendi gönlünce bir maceraya girişmişti. O kadar ki "Sen bundan para kazanıyor musun? Niye yapıyorsun ki bunları?" diye soranlara "Emekliliğinde kendi bahçesinde gül yetiştiren birine 'Sen bunu niye yapıyorsun? Para getiriyor mu bu iş?' diye sormayı düşünmezsiniz. O zaman ne diye bana soruyorsunuz bunları?" cevabını vermişti.
Buraya kadar güzel. Fakat aradan geçen yıllar içinde üstadımızı çok üzmüşler, çok kızdırmışlar. Sizden rica ediyorum, http://www.derkenar.com/dilinkemigi/yemendeki.shtml adresini TIK'layın ve Necdet Şen üstadımızın 23 Ocak 2005 tarihli o yazısını okuyun. Ben biraz içim acıyarak ama çokça da hayalkırıklığıyla okudum. Rol modellerimden biri bu işlerden elini eteğini çektiğini söylüyordu.
Anadolu kilim motifimi sorgulama ihtiyacı hissettim ben de.
Hay Allah, şu işe bak..
Dalida ve Alain Delon'un Paroles...Paroles şarkısının analizini yapacak, bilahare Büyükada'dan Nihal'le birlikte elin Fransızına gönderdiğimiz SMS hakkında açıklamalarda bulunacaktım.
Charles Aznavour'un Les Plaisirs Démodés şarkısından girip Chris de Burgh'ün Old Fashion People şarkısından çıkmayı planlıyordum.
Ya ne yaptım? Motiflere takıldım kaldım! Kusura bakmayın...