ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Toplumlar Asla
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Hoş Sada

Samime Sanay

Neşe Karaböcek

Arif Susam

Oktay TEKCAN logo
MÜZİKTE '80'Lİ YILLAR NOSTALJİSİ

'Sex and the City' dizisinin tek bir bölümünü bile seyretmek kısmet olmadı. Halbuki esprisini bile yapardık:

Seksendi siti, doksandı siti, yüzdü siti
Yüzdükten sonra nerene koydu siti?

Seksendi siti deyince... Seksenli yıllar ne alemdi! Doksanlı yıllar gelip de müzik, müzik olmaktan çıkmadan önceki son dönem.

Tanita Tikaram Twist in My Sobriety ve Black Wonderful Life şarkılarını ortama yaydığında takvimler 1989 yılını gösteriyordu ve ben dinleyip dinleyeceğim en güzel şarkıların bundan önceki dönemde kaldığını anlamıştım.

Seksenli yıllarda veya daha önce müzik yapmaya başlamış ustalar daha sonraki yıllarda da müzik yapmaya devam ettiler ve şahsi fikrimi soracak olursanız şu aralar en iyileri hala onlar.
(Ki o ustalar Sting ve Elton John'la başlar, yerlilerden Teoman'a kadar uzanır)

Ama aslında daha iyiye doğru gitmediklerinin sanırım onlar da farkında. Daha fazla para kazanıyor olabilirler ama Bonnie Tyler'ın
    "Every now and then I get a little bit nervous
    that the best of all the years have gone by"

dediği gibi hissediyor olmalılar onlar da..

(Hey Chris de Burgh: sen o güzelim baladları bırakıp rock yapmaya 1990'ların başında karar vermiştin değil mi? Power of Ten was disastrous, man! 90's somehow defected you, too)

Yonca Evcimik 'Abone'yi söylediğinde (1992) Türk pop ve rock müziğinin de mezarına ilk kazma vurulmuş oluyordu. Fatiha okumak için sayılı zaman kalmıştı artık.

Mesela Teoman şu an en iyisi. Ama onu bir de 1988 yazında Boğaziçi Üniversitesi'nde verdiği konserde izlemeliydiniz! Uzun saçları vardı ve İngilizce rock yapardı. ÇOK İYİYDİ!

Afişlerde adı TEO-MAN diye yazılırdı. Ne günlerdi.. Modern Türkiye'nin ve Türkçe'nin en güzel ve en canlı şiirini bugün o yazıyor ama rock solumaya 1980'li yıllarda başlamasaydı bu kadar iyi olacak mıydı? Hiç sanmam!

Sanki bu gidişatı önceden görmüş gibi, seksenli yılların ortalarında Wham! ikilisinin ayrılacağı tuttu.

Bana sorarsanız George Michael bundan sonra bir daha asla toparlanamadı.

Bir de Andrew Ridgeley'in Wham! ikilisindeki rolünü sorgulayanlar vardı.

b>Onlara soruyorum:
Şimdi aldınız mı cevabınızı?

Andrew ve George yollarını ayırmadan hemen önce 1986 yılında The Final albümünü yaptılar 1986'da. Albümün adı, anlamıydı işte.

O albümden iki şarkı hala aklımda:

Edge of Heaven ve
Where did Your Heart Go?

Bu şarkıların sözlerini okuyup video-kliplerini izlemek ve '80'li yılları WHAM! ile anmak için lütfen şarkı isimlerinin üstüne TIK'layınız.

  SİNEMA
Sinemaya Gitmek
Turist Ömer
Araklamacı Sinemacılık
  EDEBİYAT
Stephen King
Postmodernizm Nedir?
Feministler
  CİNSELLİK
Aşk-Meşk Yazısı
Sevginizi Anlatın Ona
Kılavuzu Karga Olanın
  MÜZİK
Kurumuş Bir Dal Gibiyim
I Want to Know
Si tu savais combien
Je t'aime (1973)
  VİDEO
U.S.A. for Africa
Meiko Kaji
Patricia Kaas: Les
  YAŞAM
Gırgır'ın Eski Tadı Yok
Küba'da Devrim Aşkı
Kalp Kazanmak

Edip Akbayram

Best Memories

A Glimpse of