Gülden Karaböcek, Neşe Karaböcek'in küçük kız kardeşi olup, ablasından farklı olarak, yalnızca yorumcu değil aynı zamanda bestecidir.
Onun üç şarkısını hep beraber hatırlayalım istedim. Eğer şarkıları biliyorsanız, bu satırları okurken kendi kendinize mırıldanmanızda bir sakınca yok. Melodileri hatırlayamıyor veya bilmiyorsanız, bu yazı size biraz azap verebilir. Acilen başka bir yazıya geçmenizi öneririm.
İlk şarkımız, evli erkekle aşk yaşayan bir kadının dramını işlemektedir. Sakin ritimli bir balad olmasına rağmen Gülden'in yorumu insanı ağlamanın eşiğine getirir. Bu şarkının öyküsü gerçektir.. Gülden Karaböcek ile, ablası Neşe Karaböcek'in (o zamanki) kocası Atilla Alpsakarya arasında yasak bir ilişki yaşanmıştır. Bu olay ortaya çıkınca Neşe Karaböcek eşinden boşandı ve kardeşi Gülden'le bir daha asla barışmamak üzere küstü. Gülden Karaböcek ile Atilla Alpsakarya evlendiler. Ancak bu evlilik de yürümedi ve ayrıldılar.
Gülden Karaböcek geçtiğimiz yıllarda 'İki Kere Kiki' adlı programa konuk olduğunda Cem Davran ile Hande Ataizi bu konu hakkında (bana sorarsanız arsızca bir üslupta) sorular sordular. Gülden ise "O sıralar 18 yaşındaydım.. Doğruyu yanlışı nasıl bilebilirdim ki?" diye kendini savunmaya çalışırken, Cem Davran ve Hande Ataizi bu sefer de "Hadi ablanıza bir barışma çağrısı yapın buradan.." diye kadıncağızı sıkıştırdılar. Belki de onu ekranda ağlatıp rating yapmak istiyorlardı.. Lanet ettim o programa!
Bu şarkının adını daha sonra Genesis topluluğu aşırdı ve "We Can't Dance" albümünde "Hold on My Heart" adıyla söyledi.. (Bak bak! Harbiden ciddiye aldılar haa.. Hayır, bunu ben uydurdum.. Ama akla yakın bir komplo teorisi olurdu değil mi?)
DAYAN YÜREĞİM DAYAN
Biliyorum evlisin, seni bekliyor yuvan
Ayrılıp gitmelisin daha geçmeden zaman
Aşkı bulduk zamansız, ne yapsak da faydasız
Kavuşmamız imkansız, dayan yüreğim dayan
Kahrolmadan ikimiz, bitmeli bu sevgimiz
Bu bizim kaderimiz, dayan yüreğim dayan
Unutma ki evlisin, yuvana dönmelisin
Sen artık gitmelisin vakit çok geç olmadan
Ümitsiz yaşamak zor, severken ayrılmak zor
Kader böyle istiyor, dayan yüreğim dayan
Bu aşk hüsran olsa da, hasret bizi yaksa da
Unutmak zor olsa da, dayan yüreğim dayan
Sözlerdeki sadelik ve açıklık herhangi bir tefsir veya yoruma gerek bırakmıyor. "Madem öyleymiş, girmeseymiş evli biriyle ilişkiye.. Sevmeseymiş onu.." diyecek olanlara lafım şudur: Kalbinin sesini dinleyip onun peşinden gitmek ve sonra da sonuçlarına yiğitçe katlanmak ancak cesur insanların harcıdır. Yürek ister yani...
İkinci şarkımız, bir dönemin kült şarkısı olmuştu. Kadın-erkek pek çok şarkıcı söyledi bunu.
DİLEK TAŞI
Gözümde canlanır koskoca mazim
Sevdiğim nerede ben neredeyim?
Suçumuz neydi ki ayrıldık böyle?
Kaybolmuş benliğim, ben ne haldeyim?
Efkarım birikti sığmaz içime
Bin sitem etsem de azdır kadere
Gülmeyi unutan yaşlı gözlere
Mutluluktan haber ver dilek taşı
Bir hayal tufanı eser başımda
Hangi yana baksam durur karşımda
Artık tüm umutlar yabancı bana
Onu aramaktan ben ne haldeyim?
Ayrılık teması şarkılarda çok sık kullanılır. Ama 'mutluluktan bir haber vermesi' için dilek taşına seslenmek? İşte bu metafor son derece orijinaldir. "Dilek taşına soru sorulmaz. Dolayısıyla haber alınmaz. Orada sadece dilek dilenir..." şeklinde bir itirazı olan arkadaşım varsa, ona da notum şöyle olacak: Dilek taşından Gülden'in dileği 'mutluluktan' yani 'aramaktan harap olduğu kayıp sevgiliden' bir haber almaktır işte.. Daha fazlası değil yani...
Üçüncü ve sonuncu şarkımızı bugünlerde bazı genç şarkıcılar da keşfettiler, söylüyorlar. Şarkıyı duymadıysanız bile melodisini, maçlarda söylenen bir marştan hatırlıyor olmalısınız:
Lay lay lay lay laaaaaay, lay lay lay lay lay
"Bilmem kimsin seeeeeen bizim canımız
Bilmem ne bilmem ne akar kanımıııız
Seviyoruz seni can-ı gönülden
Bilmem kimsin seen , biziiiiiiim canımız.."
(Burada takımın adı ve renklerini zikretmiyorum ama sanırım meramımı anlatabildim)
Bu ezginin bestecisi Gülden Karaböcek'tir arkadaşlar! Sakın yanlış olmasın!
Bu şarkıda, arabesk müzikte arasıra gördüğümüz bir özellik dikkatimi çekiyor. (Mesela Orhan Gencebay'ın 'Bir Teselli Ver' şarkısında da vardır bu özellik) Şarkıcı yer yer Tanrı'ya yer yer ise (genellikle aşkına karşılık vermeyen veya terkedip giden) sevgiliye seslenir. Öyle ki, şarkının neresinde hangisine seslendiği bazen karışır bile. Şimdi burada 'İlahi aşkta kaybolmak' veya 'sevgilisine olan aşkı vasıtasıyla Tanrı'ya ulaşmak' gibi şeylerden bahsetmeyeceğim. Bu konu beni aşar. Ancak şu notu iletmeliyim: Gülden Karaböcek, bu şarkının daha sonraki versiyonlarında aşağıdaki 4. Kıtayı çıkardı ve onun yerine 2. Kıtayı 3.kıtadan sonra tekrar okuyarak şarkıyı tamamlama yoluna gitti. Oysa şarkının orijinal versiyonunda aşağıda ilettiğim 4.kıta mevcuttur. Yorum sizin.
SÜRÜNÜYORUM
Döndürsene beni senin yoluna
Kahreden dünyamda sürünüyorum
Huzursuz geceler, korkulu düşler
Bak da gör halimi, sürünüyorum
Ne bir sevenim var, ne seven bir kalbim
Ellerim bağrımda, perişan kaldım
Bir gün değil sana her gün yalvardım
Duymadın sesimi, sürünüyorum....
Avutma her güne bin ümit verip
Ağlatıyor sonra hüsranlar gelip
Baştan yarat beni dertten eleyip
Acı bu halime, sürünüyorum
Tövbeler dileyip düşsem yoluna
Günahım bırakmaz , girer koluma
Sonunda kul oldum kötü kuluna
Ayaklar altında sürünüyorum...