ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Sıfır Beden Sıfır Kafa
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Best Memories

Enrico Macias &

Beş Yıl Önce

Best of STYX

The Beach Boys
Alper EĞMİR logo
Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
BEYİNSEL ÜRETİM VE INTERNET

INTERNET, bilgiye erişim maliyetini ucuzlatırken acaba bilginin kendisini de ucuzlatıp sığlaştırıyor olabilir mi?

INTERNET sayesinde artık herkes köşe yazarı, INTERNET sayesinde hiçbir şey gizli kalmayacak, INTERNET herkese kendi sanat eserini (beste, resim, kitap vs) yaratıp aracısız pazarlama olanağı sunuyor, cart curt...

Kulağa hoş gelen laflar bunların hepsi de. Ama hayatın gerçeği daha farklı bir tablo koyuyor önümüze...

Evet, şurası doğru: Giderek daha fazla insan düşündüğü ve ortaya koyduğu şeyleri dünyadaki daha fazla insanla, daha kolay ve daha hızla paylaşma imkanına kavuşuyor.

Ama bunun bir de bedeli var...
Bilgi kirlenmesi, inandırıcılığın aşınması ve gerçeklerin kolayca saptırılabilir oluşu...

Herhangi bir şeyi daha kısa sürede ve daha çok miktarda üretmeye kalktığınızda üretim kalitesi ister istemez düşer.

Ortaya bu kadar çok şey çıkıp, hepsi aynı kolaylık ve maliyetle elde edilebilir olunca, kötü iyiyi kovar. Çünkü tüketicinin (müşterinin) hepsini deneyecek zamanı yok. Önüne ne konursa götürüyor. Hele TV ve medya dünyasından biliyoruz ki; etik ve estetik değerleri yok sayan, hatta bunlarla dalga geçen, dedikodu ve yalan üreten TV programları ve websiteleri daima daha yüksek rating yapıyorlar.

Sorarsanız, kimse bunları onaylamıyor, herkes bunları kınıyor ve ayıplıyormuş gibi bir görüntü var ama ratingler de ortada..

Bilgiyi, hele doğru bilgiyi üretmenin bir maliyeti var.

Burada 'bilgi'den kastettiğimiz şey, aslında herhangi bir sanat veya fikir eseri ya da bilimsel bir çalışmanın sonucu olabilir.

Şirketlerin AR-GE harcamalarını düşünün..

Bilgi üretilmesi için belli bir maliyet ödendikten sonra, INTERNET ortamında bu bilgi bedavaya sunulunca ne oluyor? Üreticisine zarar ettiriyor. Orta vadede, kaliteli fikir ve sanat ürünleri azalıp yok olacak belki de...

Bu durum ciddi bir tehlike yaratmakta.

Korsan kitap ve CD olayı gibi bu da.. İlerleyen teknoloji sayesinde, bir CD veya bir kitabın ne kadar düşük maliyetlerle kopyalanabildiğini (ve eser sahibinin bundan ne kadar zarar ettiğini) bir düşünün. Bu durum, aslında "beyinsel üretim" yoluyla geçimini sağlayan sanatçı ve bilimadamlarının önünü tıkamakta. INTERNET siteleri söz konusu olduğunda, 'kopyalama' diye bir kavram bile yok.

Bu durumda, fikir ve sanat eserlerinin, yani kısaca "beyinsel üretime dayalı" ürünlerin INTERNET'e çıkması demek, bu ürünlerin orta vadede silinmesi, yok olması demek.

Beyinsel üretim (yani fikir ve sanat eserleri, şirketlerin AR-GE harcamaları, özellikle ilaç sanayii, tıp alanlarındaki patent ve telif hakları olarak bir bütün halinde düşünün) aslında insanı insan yapan değerlerin yeniden üretimi ve insan uygarlığının bekası için gerekli çabaların tümü demektir.

Bilmem anlatabiliyor muyum, INTERNET aslında bilgi akışını ve paylaşımını kolaylaştırdığı ölçüde, paradoksal olarak (ve belki de diyalektik yasaları gereği) nasıl da "bilgi üretimi" için tehlike oluşturuyor?

Bir taraftan da düşünüyorum, beyinsel üretim ne zaman Türkiye'nin gündeminde oldu ki, şimdi olsun?

Ama siz de ne olur düşünün: Televizyonda izlediğiniz programlar, klipler, radyoda çalan şarkılar, etrafınızda gördüğünüz gazeteler, dergiler ve kitaplar, hatta arkadaşlar arasında yaptığınız konuşmalar ve espriler bile giderek birbirine benziyor ve tatsızlaşıyorsa, (yani etrafımızdaki beyinsel üretimin kalitesi hızla düşüyorsa) bunda bizim de bireysel sorumluluklarımız yok mu hiç?

Asansörler ve yürüyen merdivenler yaygınlaştıkça yürüme alışkanlığımızı kaybedip, giderek genişleyen kalçalarımıza hayıflanmıyor muyuz?

Eh o zaman, TV kanalları çoğalıp INTERNET yaygınlaştıkça beynimizin tembelleşmesi neden söz konusu olmasın ki?

Bizi insan yapan "beyinsel üretimden" uzaklaşıp, robot gibi yaşayan "tüketiciler" haline mi geliyoruz yoksa?
(İnsanlığın nereye gittiğini bilmiyoruz ama oraya süratle gittiği kesin!)

Hayır!
Uygarlığımızın INTERNET nedeniyle tehdit altında olduğunu iddia edecek kadar ileri gitmeyeceğim.

(Bu satırları yazan kişi Stephen King olsaydı, bu cümlenin hemen sonuna 'En azından henüz değil' diye ilave ederdi)

Alt tarafı INTERNET'te bir yazı okudunuz, o kadar da ciddiye almayın!

  YAŞAM
68 Ruhu Ne Alemde?
Alın Size Test
INTERNET'te Müzayede
  EDEBIYAT
Başarı Öyküsü Diye
Edebiyat Piyasaya
Stephen King Anlatsın:
  SINEMA
Go Rattle or G.O.R.A.
En İyi 20 Korku Filmi
Türk Sineması Nereye?
  MÜZIK
Time After Time
Bang Bang!.. My Baby
Joe Dassin - Salut
  CINSELLIK
Kafayı Kodurtmayın
İnce İş Çevirmek
Kadınlar ve Kocaları

Çeşitli Albümlerden

Fransızca & İtalyanca

Edip Akbayram

Ümit Besen

Zeki Müren

The Best of MFÖ

Fecri Ebcioğlu Sunar

Yıldırım Gürses