İtiraf etmek gerekirse, genel olarak İngiliz rock ve pop müziği hakkında açıklayıcı yazı yazmak beni biraz geriyor. Çünkü böyle bir işe kalkıştığınızda, Sting'i anlamak için Shakespeare'i hatmetmiş olmak veya Duran Duran'ın şarkılarındaki (olmayan) temayı yakalayabilmek için İngiliz argo deyimleriyle haşır neşir olmak zorundasınız. Ve son tahlilde , İngilizlerin kendilerini (ve duygularını) ifade ediş tarzlarını hep yapmacık ve cilalı bulurum. Onların en samimi olduklarında bile burunları havada ve kasıntı tavırları bana itici gelir. En sade duyguları bile alengirli laflara boyarlar.
Rolling Stones özeline gelecek olursak, onlar yaşayan bir efsanedir ve onlar hakkında klavye tıkırdatmak aslında benim haddimi çok aşan bir şeydir. Burada oturup da Rolling Stones'un kim olduğunu ve tarihçesini anlatmak bana düşmez elbette.
Ama bendeki Mick Jagger imajını yansıtması bakımından şu iki notu size aktarmalıyım:
1- 1980'lerin sonlarına doğru yapılan bir röportajda Mick Jagger "Hayattaki amacım mı ne? Tabii ki mümkün olduğunca çok günah işlemek ve bir sürü para kazanmak." demişti. Ayni röportajda "Hristiyan mısınız?" sorusuna da, "Kültürel olarak, evet.." cevabını vermişti.
2- Paul Simon ise bir röportajda kendisine Mick Jagger 'la ilgili olarak ne düşündügü sorulunca şöyle cevap vermişti: "Bir sanatçı olarak bana pek de ilginç gelmiyor. Ama hakkını vermem gerek: yaşlandıkça enerjinizi yüksek tutmak ne kadar zordur biliyorum ve O bunu yapıyor. Ama sanırım temsil ettiği şeylerden hoşlanmıyorum. Yani Jagger'in etkisini hemen her solistte görebilirsiniz- belli bir miktar androjen, veya biseksüellikle övünme hali. Ve o bunu, ironiyle karışık orijinal bir şekilde yaptı. Ama asıl ortaya koyduğu şey pek de matah sayılmaz - öfke ve başkaldırı. Tabii bu işten çok paralar kaldıracak kadar da akıllı. Ama onu taklit eden digerleri bundan kendilerinin isyankar, zalim, alaycı ve kadın düşmanı olmaları gerektiği sonucunu çıkardı."
Rolling Stones geçtigimiz yillarda Türkiye'ye konser vermeye geldiğinde, Can Dündar konuyla ilgili bir yazı yazmış ve Türkiye'deki Rolling Stones hayranlarının, 'artık geçmişte kalan gençliklerinin ve kaybolan hayallerinin' ardından bir kere daha gözyaşı dökeceklerini anlatırken Angie şarkısının temasını metafor olarak kullanmıştı.
Bu şarkı, grubun 1973 tarihli Goats Head Soup albümünde yer aldı.
Gelelim özgün şarkı yorumumuza:
Kahramanlarımız Angie ve Mick birbirlerini çok seven iki gençtir. Bir zamanlar geleceğe dair büyük hayalleri vardı. (Yeşil panjurlu bir ev; bahçesinde koşan oynayan çocuklar, dertten tasadan azade bir hayat...vb. Ne bileyim herhalde öyle bir şeylerdi) Bu yolda nice zorluklara birlikte göğüs germişler, ama başlarına gelmedik bela da kalmamıştır hani... Ellerinden geleni yapmışlar ama kahpe feleğin sillesini yemekten bir türlü kurtulamamışlardır. Her yolu denemişlerdir (muhtemelen kahramanlarımızda HER YOL vardı zaten) ama nafile... Ne yazık ki olmuyordur, olamıyordur işte.. Artık paraları ve umutları tükenmiştir. Birlikte devam edemeyecekleri belli olmuştur.
Birbirlerini çok sevmelerine karşın artık ayrılmaları gerekmektedir (Bu duyguyu bilenler bilir. Ancak başınıza gelirse anlarsınız adama ne kadar koyduğunu!. Benden söylemesi) ve bu acı gerçeğe ilk uyanan Mick, Angie'ye durumu anlatmak bir taraftan da kendi üzüntüsüne rağmen onu teselli etmek için kıvranmaktadır.
Angie, Angie
When will those clouds all disappear
Angie, Angie
Where will it lead us from here
With no lovin' in our souls And no money in our coats
You can't say we're satisfied
But Angie, Angie you can't say we never tried
Angie, you're beautiful But ain't it time we said goodbye
Angie, I still love you Remember all those nights we cried
All the dreams we held so close Seemed to all go up in smoke
Let me whisper in your ear :
Angie, Angie
Where will it lead us from here
Oh Angie, don't you weep All your kisses still taste sweet
I hate the sadness in your eyes
But Angie, Angie Ain't it time to say good-bye
With no lovin' in our souls And no money in our coats
You can't say we're satisfied
But Angie, I still love you, Baby
Everywhere I look I see you eyes
There ain't a woman that comes close to you
Come on baby, dry your tears
But Angie, Angie Ain't it good to be alive?
Angie, Angie, They can't say we never tried.
ANGIE
Angie, Angie, Ne zaman yok olacak o (kara) bulutlar?
Angie, Angie Ne olacak bizim sonumuz?
Ne ruhumuzda aşk kaldi Ne cebimizde paramiz
Tatmin olduk diyemezsin
Ama Angie, Angie, Denemedik diyemezsin
Angie, çok güzelsin Ama veda etme zamani gelmedi mi artik?
Angie, seni hala seviyorum
Agladigimiz bütün o geceleri hatirliyorum
O kadar siki sarildigimiz hayaller Toz duman oldu gitti
Kulagina fisildayayim:
Angie, Angie, Ne olacak bizim sonumuz?
Oh Angie, aglama Öpüşlerin hala çok tatli
Nefret ediyorum o gözlerindeki hüzünden
Ama Angie, Angie Veda etme zamani gelmedi mi artik?
Ne ruhumuzda aşk kaldi Ne cebimizde paramiz
Tatmin olduk diyemezsin
Ama Angie, seni hala seviyorum Bebegim
Nereye baksam gözlerini görüyorum
Bu dünyada senin yerini tutacak bir kadin yok
Hadi Bebegim, sil gözlerini
Ama Angie, Angie Hala hayatta olmamiz da iyi bir şey degil mi?
Angie, Angie Hiç denemedigimizi söyleyemez kimse...