ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Aşkınızı Sokun
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Ferdi Özbeğen

Ajda Pekkan'dan

Semiramis Pekkan

Samime Sanay

Neşe Karaböcek

Arif Susam

Başrolde Emel Sayın

Ümit Besen

Zeki Müren

The Best of MFÖ

Fecri Ebcioğlu Sunar
Sebahattin TEZEL logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
DELİKANLI ADAM KAVGADA BELLİ OLUR

"Medyacıdan adam çıkmaz" demiyor muyum? Her zaman diyorum.
Niye böyle diyorum? Çünkü siz de bilirsiniz, medyacıdan adam çıkmaz!

Hiçbir şeyden anlamazlar ama hava desen bunlarda, ukalalık desen bunlarda... Ne futboldan anlarlar, ne siyasetten.. Ne müziğe kafaları basar, ne tarih bilirler... Bu milletin ne yiyip içtiğinden haberleri bile yoktur. Ama televizyonlara çıkıp poz keserler.

Bu adamların el atıp da adını boka çıkarmadığı bir şey var mı?

Bunlar adam gibi kavga etmeyi de bilmezler. Ancak kendilerini rezil etmeyi bilirler. Hele işin içinde bir da kadın mevzuu varsa, üç kuruşluk akıllarını da kaybederler bunlar.

Geçenlerde bir hadise oldu, aleme rezil oldular bunlar. Anlatayım nasıl:

Geçtiğimiz yıllarda eski şarkıcılardan biri kızlarını tutmuş bir medya şirketine götürmüş: "Alın bunları gazeteci yazar yapın, köşe yazsınlar.. Medyacı olsunlar.." diyerek.

Medyacılar gereğini yapmışlar. Şarkıcının kızını köşe yazarı, gazeteci haline sokmuşlar. Kız da havalara girmiş. Gerçi kızda yetenek falan yok ama, medya dünyasının kurallarını çabucak öğrenmiş. Hatta kendine en sakallısından, yüzüklüsünden bir de medyacı sevgili bulmuş ki, arkasını kollasın. Meslekte yüksek noktalara götürsün...

Babası yaşındaki sevgilisi, zaten ortamlarda 'saçı-sakalı ağarmış aşk yazarı' olarak bilinen bir şahsiyet. Televizyona çıkıp futbol yorumu yapmak veya şiir okumak lazımsa, parmaklarındaki şıkır şıkır yüzükleri gösterip ahkam kesiyor.

Buraya kadar acayip bir şey yok, medya dünyasında her zaman olan şeyler. Herkes herşeyi biliyor zaten.

Her ne kadar bazı sakallılar "O kıza torpil geçmedik. Kendisi gerçekten yetenekli biriydi.." falan diye çıkıntılık yapsa da, nispeten aklıbaşında medyacılar "Şurada kaç kişiyiz, birbirimizi biliriz. Artistlik yapmayalım, kirli çamaşırları ortaya dökmeyelim. Sonra hepimizin ne mal olduğu iyice meydana çıkar" diye olayı bağladılar.
(Fakat kızın sevgilisi konumundaki sakallı ve yüzüklü şahsiyet bu olayları unutmamış, deftere yazmış)

Derken efendim, torpilli kızın babası şarkıcı, karısını terkedip kendi kızı yaşında bir kadınla yaşamaya başlamasın mı?

Bunda da şaşacak bir şey yok aslında. Şarkıcılarımızın, sanatçılarımızın hallerini herkes biliyor zaten.

Ancak zurnanın zırt dediği yer neresi? Bu şarkıcının karısı, yıllardır magazin alemlerinde "Nasıl genç kalınır?" "Koca eve nasıl bağlanır?" konularında sağa sola yıllardır hava atan bir hanım...

Yıllar yılı televizyonlara çıkıp çocuklara "Efendi olun, ıspanak yiyin.." şeklinde iyi aile şarkıcısı pozları kesen; efendim aile değerlerine ve dinine imanına ne kadar bağlı olduğunu ilan eden uzun saçlı bir şarkıcı daha vardı bu memlekette. Kızı yaşındaki bir kadınla zina hallerindeyken viagra yüzünden kalp krizi geçirmiş, iş üzerindeyken ruhunu teslim etmişti. Ele verir talkını, kendi yutar salkımı hadisesi bizim şarkıcı türkücü taifesinin alameti farikasıdır bu memlekette.

Haa, bu durum vukuu olunca başka bir sakallı medyacı oturup köşe yazısı yazdı "Bu adamın kızı da babası yaşında adamla yaşıyordu... Tesadüfe bakın!" şeklinde.

Ondan sonrası tam komedi! O yazıyı okuyan sakallı ve yüzüklü aşk yazarı "Benim sevgilimin babası hakkında niçin böyle laflar ediyor bu herif?" diyerek ceketini kaptığı gibi sokağa fırlıyor. Kafasını kızdıran öteki sakallıyı sokak sokak aramaya başlıyor.

Neticede, maça papazının sinek papazını (ikisi de sakallı medyacı ya? O bakımdan) kıstırdığı noktada.. sanırsınız delikanlı gibi kozlarını paylaşacaklar!

Öyle olmamış! Yüzü sakallı, parmağı yüzüklü ve öfkesi köpüklü aşk yazarı, öteki sakallıyı bir mekanda kıstırdığında bakıyor ki adam yalnız değil... Bir kaç zaman önce sevgilisine "O kızda yetenek yok. Torpilli olduğu için medya gülü oldu. Açtırmayın kutuyu, söyletmeyin doğruyu..." diye laf sokmuş olan bir başka köşe yazarı da orada. Bunlar oturmuş kahve içiyorlar.

Ondan sonra ağza alınmayacak küfürleri sallamış aşk yazarı.
(Soracak olsan, bunların hepsi sevgi insanıdır halbuki) Ama delikanlı gibi tek bir hareket yok! Horoz gibi babalanmış. O kadar.

Be adam, kavga etmeyi beceremeyeceksen, niye mekan basıp rol kesiyorsun? Kime poz atıyorsun? Bir kadının elinde bu kadar mı maymun eder insan kendini?

Delikanlılık ve harbilik bu adamların semtine bile uğramaz! Bu medyacılar var ya, kendileri hakkında ne diyorlarsa yalandır. Ama birbirleri hakkında ne laf ettiklerine dikkat et: O zaman doğruları söylüyor olabilirler.

Bu olaydan sonra Sakallı-yüzüklü aşk yazarı diyor ki:
"Bir zibidi var. Köşe yazarı. Zavallılıklarını, komplekslerini sergiliyor ve ne yazık ki bunları da polemik diye yutturmaya çalışıyor. Kalemi kıvrak. Fakat ruhu yavşak!

Kendisi gibi kompleksleri paçalarından akan ve yanından hiç ayrılmayan arkadaşıyla birlikte günlerini geçirdiği Teşvikiye kafelerinden birinde dün yüz yüze hesaplaşırken anladım ki fena halde de korkak!.."

Öteki sakallı ise konuya şöyle yorum getiriyor:
"Kendisi özel alanımıza girip bir tiyatro çevirmeye kalkıştı. Bir yandan 'Tutmayın beni' pozlarına girip tutulup tutulmadığını kontrol etti, bir yandan da 'Bir duygu insanı' imajını yerle bir ederek ağza alınmayacak küfürler yağdırdı.

Zıvanadan çıktı da ne oldu sanki? Ne olacak? En babasından bir ikiyüzlülükle daha müşerref olmuş olduk. Sen ağlak şiirler okuyup "Duygu... Biraz duygu... Bütün istediğim buydu" falan diye inleyeceksin... Sonra da sokak çocuğu pozu takınıp küfürler yağdıracaksın!"

Sakallı-yüzüklü aşk yazarının 'kompleksleri paçasından akan' diye tanımladığı öteki medyacı ise konu hakkında şöyle diyor:
"O güne' çok gergin başladığımı söylemem gerek. Gerginliğin nedeni evde giyebileceğim bir çift çorap bulamamış olmamdı. Kahvemden ilk yudumu aldığım anda da günün ilk SMS'i geldi. Evet yanılmadınız HaşmetB.

Daha önce de bir-iki SMS almıştım kendisinden. İçerik ortaokul düzeyi, yani vıcık vıcık paçozluk akıyor. Ama bir-iki dakika sonra karşımda kendi kişisel şovunu oynamaya başladı...

Cılız küfürleşmeler 'kahrol düşman, al sana bomba' kıvamından öteye geçmedi. Bi' ara desibel yükselince HaşmetB'yi tuttum ki rezalet çıkmasın. Zaten bundan daha rezil bir durum da olamaz benim için. Bi' yandan da aman en zayıf yanımı, yani çorapsız olduğumu anlamasın diye de çaba gösterdim.

İtibarı 30 yılda toplarsın, 30 saniyede verirsin! Toptan anlamazsın top yorumu yaparsın... Aşktan anlamazsın -artık öyle gözüküyor- aşk yazarsın... Rock'tan anlamazsın, rocker geçinirsin...Duygu adamıyım dersin, mekan basarsın-pardon basarmış gibi yaparsın- sonra da sağa sola korkudan titrediler dersin...
Çok değil, üç yıl önce yanında kaç kişi vardı, şimdi kaç kişi var?"


        Duygusal ve sakallı aşk yazarının olaya bakışı için TIK'layın

        Öteki sakallının buna cevabı için TIK'layın


Memlekette rezillik dizboyu olmuş. Memleketin bütün medyasını toplasan bir Gazoz Ağacı etmez! Bu ibretlik hadiseyi görmelerine rağmen kafası hala gerçeklere basmayan medya patronlarına da YUH! diyorum buradan!

Siz adam olacaksınız da bu millete faydanız dokunacak ha?
Hadi oradan be!

  EDEBİYAT
Ekonomik Kalkınma
Yapma Bana Numara
Tartışma Psikolojisi
  MÜZİK
Arkadaşımın Aşkısın
Phil Collins
Sen de mi Leyla
  CİNSELLİK
Aşk-Meşk Yazısı
Kılavuzu Karga Olanın
Anlayan Anlar
Anlamayana
  SİNEMA
Araklamacı Sinemacılık
Cats Müzikali
Korku Filmleri
  YAŞAM
Seda Sayan'ın
Dünyanın En Büyük
Ufukta Görünen Şey Demokrasinin Dibi mi?

Yıldırım Gürses

Fransızca & İtalyanca

Edip Akbayram

Best Memories

Enrico Macias &
Ajda Pekkan

Sezen Aksu - SERÇE

Beş Yıl Önce

Edith Piaf - SELECTION

Zeki Müren

Gülden Karaböcek