|
LİDERLİK VE KARİZMA
Lider dediğin karizmatik gerek. Pekiyi nedir bu karizma?
Esasını sual edecek olursanız, devrin icaplarına göre tarifi ve muhteviyatı farklılık arz etse de, liderlik evsafının mahiyeti değişmemiştir: Lider addedilen şahıs sadece fikriyatı ve müktesebatı itibarıyla sağlam olmayacak, buna ilaveten etrafına hal ve etvarıyla da müteessir ve muvaffak bir intibaa aksettirecek tabiatta olacaktır. İşte bu kaabiliyetlerin yekununa KARİZMA deniliyor.
Televizyon denilen alet bu derece hayatımıza dahil olmamışken, lider dediğiniz kişinin görüntüsü pek mühim olmasa gerekti diye düşünebilirsiniz. Ama nazarı dikkate almak lazımdır ki, bir vakitler halk liderlerini rey atıp da seçmiyordu. O vakitler ahalinin genel görüşü, bir lidere biat etmesi ve onun peşinden gitmesi, liderin yakınındakilerden -komutanlarından, vezirlerinden vs.- kaynaklanan bir netice idi.
![]() Halkla münasebetler mütehassısları yeni yeni mülahaza eder oldular velakin bu hususların ehemmiyeti evvelden beri bilinmekteydi. Misal; Farabi (870 - 950) Ara-yi ehl-i Medine-tül Fazıla isimli eserinde bir liderin sahip olması şart olan vasıfları saymıştı ki, ona göre toplumu yönetecek kişilerde şu hassalar bulunmalıydı:
Bundan birkaç sene evvel okuduğum bir makalede, François Mitterand'ın vefatını müteakip, artık dünyada 'liderler' devrinin kapandığı, bundan sonra ancak 'idarecilerin' dünya siyasetine yön vereceği iddia olunmaktaydı. Günümüzde ise televizyon ve medyada iyi görüntü verip iyi konuşan kişiler, geniş halk kitlelerin tercihine mazhar olup yüksek nispetlerde rey alabilecekleri kanaatine binaen 'karizmatik lider' kabul ediliyorlar. Bu tespitte hakikat payı olsa gerektir. Dikkatinizi celbederim: 2002 genel seçimlerinde, hatta İzmir gibi kültür seviyesi en yüksek ve modern bir şehrimizde dahi, hanımlarımız sadece liderini 'yakışıklı ve karizmatik' bulduğu bir siyasi partiye çok yüksek nispette rey verdiler. Söz konusu şahsın ve ailesinin toplum nezdinde son derece kötü bir itibara sahip olması, hatta dolandırıclık yapmış olması bu neticeyi değiştirmedi. İbret bir durumdur. İşlerine geldikçe, halkın şaşmaz sağduyusundan dem vuran bir kısım gafil münevveran, bu durumu 'iyi hazırlanmış bir reklam kampanyasının sonucu' şeklinde izah etmeyi tercih etti. Bu hesapça, 'kafi derecede iyi hazırlanmış bir reklam ve tanıtım kampanyası' marifetiyle, memleketin başına, evvelce her cins zararlı faaliyette bulunmuş ve hatta tehlikeli emellere sahip birileri de getirilebilir, öyle mi? Naçizane kanaatimce; etrafına kafi derecede akıllı, basiretli ve becerikli bir ekibi toplamayı başarabilmiş bir lider, televizyonlarda güzel görüntü veren süs bebeklerinden daha iyi bir liderdir. Peki böyle bir kişinin halkımızın teveccühüne mazhar olması ne derece mümkündür? Sizleri bu sualin cevabı üzerinde düşünmeye davet ediyorum. Sağlıcakla kalınız... |