ANA SAYFA
| ![]() Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
Adına Reha Muhtar denen "insansı" (yoksa "maymunumsu" mu demeli?) yaratığın sesi ve görüntüsüyle televizyonda hasbelkader bir kere karşılaşmış herhangi bir insan (eğer deli veya süper salak değilse) bu tipin "arızalı ve dengesiz" olduğunu şıp diye anlamıştır.
Sunduğu reality show progamında, bıçakla yaralanmış birine sorduğu "Acı var mı acı?" sözünü nasıl unutabiliriz? Duyarsızlığın, vurdumduymazlığın ve ahmaklığın sloganı oldu bu laf!
Medya tarihimizde Reha Muhtar'ın adeta rezaletlerle özdeşleşti:
Hatta benim şöyle de bir anım vardır:
Her nedense Vatan gazetesinde bu çirkin ve sevimsiz adamın 'insan' yerine konduğunu, hatta orada "muteber yazar" muamelesi gördüğünü, biraz garipseyerek de olsa farketmiştim ama üstünde durmuyordum. Eskaza televizyonda yüzünü görmek veya sesini duymak zorunda kalmadığım sürece Reha Muhtar beni rahatsız etmiyordu.
Afrika'nın sırtlan ve suaygılarında bulunan pek çok özelliği bünyesinde barındırsa bile, Reha Muhtar'ın o hayvanları da aşan özellikleri olduğunu farketmem için, bir arkadaşımın beni uyarıp "Yahu Reha Muhtar'ın pazar günkü yazısı senin yıllar önce yazdığın yazıdan arak değil mi?" demesi gerekiyormuş meğer...
24 Ocak 2010 pazar günü Reha Muhtar "Güzel Esmeralda'nın üç erkek arasında kalan bahtsız öyküsü..." diye bir yazı yazmış...
(Evet, ben de farkettim, başlık bozuk bir Türkçe'yle yazılmış. "Üç erkek arasında kalan güzel bahtsız Esmeralda'nın öyküsü" falan olsa daha iyidi. Bu haliyle "üç erkek arasında kalan şeyin Esmeralda değil de sanki "Esmeralda'nın öyküsü" olduğu gibi tuhaf bir izlenim çıkıyor ortaya. Üstelik de "bahtsız" sıfatı Esmeralda'ya değil de "öyküsüne" iliştilmiş. Ama durun bir dakika: Reha Muhtar'dan bahsediyoruz. Demek ki şu an "iyi ve doğru yapılmış" herşey bizim konumuz dışında...
Vay anasını sayın seyirciler! Meğerse bizim Quasimodo tipli Reha, benim 23 Ağustos 2004'te yazdığım yazının aynısını aparıp bir de üstüne benim çevirdiğim şarkı sözlerini oturtmamış mı?
Kendisini ayakta alkışlıyoruz.. Bravooo!!!! Bravoooo!!!
Ha bu arada, cahil hipopotama hatırlatalım: "Quasimodo" kelimesi Fransızca değildir, Latince'dir. QUASI ve MODO kelimelerinin Victor Hugo tarafından büyük bir ustalıkla yanyana getirilmesinden oluşmuştur. Aynı zamanda usta bir mason olan Victor Hugo'nun o romanı, semboller ve göndermelerle doludur. Muhtemelen senin kafan bunların çoğuna basmaz.
Ama al sana ev ödevi: Frollo, kilise kapısında bulduğu bu çarpık çurpuk bebeğe "Quasimodo" adını verirken, Victor Hugo bize sözcükle hangi mesajı veriyordu? Öğrenip yaz da, okurların iyice bir aydınlansın...
Başka yerden araklayıp "sanki kendin bulmuş" gibi yazarsan da kabulümüz. Ne de olsa senin hep yaptığın bir şey bu!
|