|
Kimi müzik yazarlarının fikrini soracak olursanız; mümkün olacak bütün nota kombinasyonları tükendi, bir gitarda yaratılabilecek bütün akorlar zaten bulundu. Şarkı sözlerinin temaları deseniz, onlar da kimbilir kaç zamandır birbirini tekrar ediyor.
One Way Ticket yazımda da belirttiğim gibi, insan belli bir yaştan sonra müzik dünyasında 'yeni' bir şey dinlemekten pek de zevk alamaz oluyor. Eski şarkıları dönüp tekrar dinlemek, ama bu sefer hakkını vererek dinlemek isteyişimiz bundan. Gene bu yüzdendir ki yeni çıkan grup ve şarkıcılar mutlaka eski şarkılardan 'cover' yapma ihtiyacı duyuyorlar.
1990'ların sonundan itibaren özellikle CD teknolojisinin yaygınlaşması ve ucuzlaması sayesinde bir tür 'retro' devrine girdik denilebilir. 1970'lerde yapılmış bir plağı pırıl pırıl bir dijital ortamda, sanki o günleri tekrar yaşarmış gibi dinleyince hala büyük keyif aldığımızı farkediyoruz. Yaşadığımız dönemde müzik ve nostalji kelimeleri artık birbirinden ayrılmaz oldular denilebilir.
Türk pop müziğinde ilk nostaljik rüzgarlar 1980'lerin başında esmeye başladı. Mesela Banu Kırbağ Bir Demet Müzik albümünde yer alan Nerde O Eski Şarkılar adlı şarkısında 'eski şarkılara duyulan özlem' temasını işlemişti.
1982 tarihli bu albümde
Bir LP'nin bütün bir yüzü boyunca (yaklaşık 18 dakika) süren bu retro-potpurinin aralarında ise kendi nakaratlarını seslendirdiler:
Beş yıl önce, on yıl önce bu şarkılar listelerde
şeklinde giden bir nakarat hem bu gruba hem de ilk albümlerine isim olmuştu.
Söz konusu albümün ikinci yüzünde gene bir potpuri vardı. Bu sefer 1970'li yılların en popüler olmuş Türk Sanat Müziği parçalarını arka arkaya okumuşlardı.
1984 ve 1985 yılları bu grubun zirve yaptığı dönemdir. İlk albümlerinin ardından Beş Vals On Tango albümü geldi (5 ve 10 rakamlarının albümün adında tekrar yer alması kesinlikle bilinçli bir seçimdi)
(Şahsi kanaatime göre Halay şarkısı bu grubun seslendirdiği en kötü şarkı, 1984 Eurovision Şarkı Yarışması ise gelmiş geçmiş en kalitesiz şarkı yarışmasıydı. O yarışmada bir tane bile 'dinlenebilir' nitelikte şarkı yoktu.)
Bu albümde yer alan Şarkılar adlı parça, grubun ilk albümdeki gibi bir retro-potpuri tarzında söylenmişti. Bu parçada Ajda Pekkan'ın Superstar albümlerinden bazı şarkılar tekrar seslendirilerek "Dillerden düşmeyen şarkılar bunlar, kulaklarda hala çınlar..." nakaratıyla birbirine eklenmişti. Albümün diğer parçaları ise o dönemde hit olmuş yabancı şarkıların Türkçe cover'larından oluşuyordu.
Eski şarkıların nostaljisi bugün eskisinden daha fazla talep buluyor. Umalım ki eski şarkılar dinleyip hatırladıkça Türk dinleyicisinin müzik zevki ve beğenisi daha yüksek seviyelere gelsin. |