ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Siz Anlamadığınız İçin
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Gülden Karaböcek

Gökben

Nil Burak - Tatlı Tatlı

Chris de Burgh

Ferdi Tayfur

Kibariye - Kimbilir

Enrico Macias

Charles Aznavour'dan
Alper EĞMİR logo
Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
KİM KİME İŞ VERİYOR?

Son zamanlarda INTERNET sitelerinin televizyona reklam vermesi gibi bir trend başladı. Belki de bu iyi bir şeydir.

Hele şu aralar 'iş bulma vaadiyle' ortalıkta boy gösteren insan kaynakları siteleri çok ilginç reklamlar yapar oldular. Bunları gördükçe benim aklıma
"Zengin olmak istiyorsan, herkes altın aramaya giderken senin yapman gereken iş kazma-kürek satmaktır, altın aramak değil..."
sözü geliyor.
(Trevanian'ın Yirminci Mil romanında mı okumuştum bu sözü? Emin olamıyorum bir türlü...)

İşveren ve çalışan arasındaki ilişkilerin kadın-erkek ilişkileri gibi bir kimyası var. "Evet, her durumda birisi ötekisini düzüyor" diye fesatlık yapmayın hemen. Modern çağın gereği bu, ne yapacaksınız?

2003 yılının yaz aylarında yazmış olduğum
İş Görüşmelerinizi Sevsinler ve İşi Olmayan Çavuşlar başlıklı yazılarımda konunun 'önsevişme safhalarını' irdelemiştim. Aradan geçen zaman içinde fikirlerimde bir değişiklik olmadı.
(Hatta aradan geçen zaman içinde daha başka ilginç maceralar da yaşadım, ama onları yazmayı şimdilik düşünmüyorum)

Ama konu hem 'iş bulma' meselesi olacak hem de bunun televizyonda reklamı yapılacak... Klavyemi zaptedebilmem mümkün değildi.

Taa 2000 yılında yazdığım Hani Bir Köy Vardı Ya... başlıklı reklam irdelemesi INTERNET alemlerinde hala boy gösteredursun, gelişen teknoloji sayesinde artık sizlere görüntülü ve sesli bir şekilde de derdimi anlatacak kıvama geldim...
(Allah beterinden saklasın, yarın öbür gün bizzat evinizin kapısını çalıp konuyu üç boyutlu olarak anlatacağım günler de yakın... Gerçi o zaman INTERNET'e ne gerek var? diyeceksiniz.. Siz de haklısınız)

Şimdi irdeleyeceğimiz reklam filmini fotoroman şekline soktum ama "Fotoroman da neymiş? Ben illa ki filmi seyretmek istiyorum..." diyebilecek arkadaşları da unutmadım.
İŞTE TAM BURAYA bir TIK yapıyorsunuz ve reklam filmi karşınızda...
Teknoloji bambaşka bir şey yahu! DING DONG, kapıyı açın ben geldim..
(Otur yerine güzelim, şaka yaptım. Heyecanlanma hemen!...)

Belki televizyonda izlediniz: Olaylar Amerikan tarzı bir DINER'da geçiyor.
(Belki Nişantaşı'nda falan böyle bir mekan vardır, benim haberim yok)
  Okulu dereceyle bitirmiş ve üç yıllık tecrübeye sahip Gıda Mühendisi kızımız işsiz vaziyetlerde olup işverenlerin duyarsızlığından dertlidir.
(Eh o halde bu kızın orada ne işi var? diye soracaksınız şimdi. İşsiz bir arkadaşımızın öyle bir mekanda tek başına takılmasındansa köşedeki büfeden kaşarlı tost yaptırması daha ekonomik bir tercih olurdu gerçekten. Ama o zaman reklam filmini çekemezdik ki akıllım...)

Bu hanım kızın yanında ise cevval bir bey oturmakta, bir yandan laptop'unda işlerini götürürken bir yandan da "aradıkları gibi bir gıda mühendisini bir türlü bulamadıklarından" yakınmaktadır ceptelefonuyla konuştuğu arkadaşına...

Bu adama hep birlikte acırız. Ama neden? Aradığı elemanı bulamıyor diye mi? HAYIR EFENDİM! Yanındaki kadın kendisine öyle kesik atarken bunu farketmeyip de hala gek gük konuşmaya devam ettiği için...
(Bu arada işsiz gıda mühendislerinin yanlarındaki adamlara böyle kesik attığı mekan neresiymiş merak ettim hakikaten.. Ödünç bir laptop alıp böyle bir mekana postu sersem ve cep telefonumla "Yok arkadaş.. Bulamıyoruz vallahi şöyle gönlümüze göre bir eleman..." diye yüksek sesle konuşsam sağdan soldan bana da iş atacak mühendis hanımlar çıkar mı acaba?)

 
En sonunda adamımız bir hışımla kalkar masadan... Fakat tezgahın üstünde gözlüğünü unutmuştur. (O yaşta bir adamın hipermetrop gözlüğü kullanması biraz düşük bir ihtimal. Masada unuttuğu miyop gözlüğü ise, zaten gözlüğü takmadığında önünü bile görememesi lazım. Burasını fazla kurcalamayalım, gözlük yerine daha önemli bir takım alet edevatı da unutabilirdi orada.. Farkettiyseniz kendisi şaşkın bir arkadaş zaten. Yanındaki kadını bile farkedemeyen öküzün, iş yeri için aradığı elemanı bulamamasına hiç şaşmamalı..)

 
Hanım kızımız tam o sırada i-Pod'unun kulaklığını çıkararak adama "Beyefendi, gözlük sizin değil mi?" diye seslenir. O sırada anlarız ki meğerse kızcağızın kulağında kulaklık varmış ve yanıbaşında cereyan eden konuşmayı duymuyormuş bile.. Vah vah!.. Zaten reklamın vurucu noktası da burası: "Bazen yanıbaşınızdaki fırsatlardan bile haberdar olamazsınız, o yüzden bizi seçin..."

 
Ve neticede adam gözlüğünü alır, teşekkür eder, çeker gider. Burunlarının ucundaki fırsatı göremeyen bu iki insan içimizi sızlatmıştır. Oysa bu işler ne kader, ne kısmettir. Sadece hangi websitesine TIK'lamanız gerektiğini bilmiyorsunuzdur, odur yani...

İyi de kızın kulağında kulaklık olmasa ne olacaktı ki? Gözündeki gözlüğe sahip çıkamayan ve kendisine kesik atan bir kadını bile farkedemeyecek kadar aklı havalarda bu adamın dediklerini duysa "Beyefendi, ben gıda mühendisiyim ve tam da aradığınız özelliklere sahibim.. Hadi şu işi konuşalım." diye bir takım laflar mı edecekti hanım kızımız? (Bu sorunun cevabı evet ise, acilen o mekana ödünç laptop'la gidip cep telefonundan bağıra çağıra konuşmaya başlayacağım)

Hadi bu tarzdan bir takım laflar etti diyelim. Eğer reklamdaki adam göründüğü kadar öküz değil de 'normal' bir adamsa "Vaaay, bu kadınla işimiz iş.. Bakalım her türlü pozisyona geliyor mu? Hadi bakalım hayırlısı.." demez mi? (Demiyorsa adam değildir zaten...)

Ya da ben çok fesat bir adamım, böyle gıcık şeyler düşünüyorum. Utanmadan bir de bunları yazıyorum.

Bak şimdi aklıma takıldı:
INTERNET'teki bu insan kaynakları siteleri vasıtasıyla iş bulan herhangi birine rastladınız mı hiç? Ben rastlayamadım da...


"Oğlum Alper, senin bu saçmalıklarını hiç çekecek halim yok!
Sen bu işleri bırak, Fransızca şarkılardan bahset..."
diyecek arkadaşlar için başka bir sayfa yaptım. LÜTFEN BURAYA BİR TIK!

Teşekkürler!

  SINEMA
Dünyayı Kurtaran
Grease
Turist Ömer
  EDEBIYAT
Eklektik ve
Beni İzlemeyi Bırakın
Ansiklopedi ve Bilgi
  MÜZIK
The Beatles - Girl
Dayan Yüreğim Dayan
Status Quo
  YAŞAM
Tencerenin Düdüğü
Günü Kurtaracak
İşte Konuşan Türkiye!
  CINSELLIK
Gönlümüzce Bir Sevgili
Kılavuzu Karga Olanın
Eski Aşk Yenisine Engel

Best Memories

Enrico Macias &
Ajda Pekkan

Beş Yıl Önce

Best of STYX

The Beach Boys

BoneyM

Edith Piaf - SELECTION

Zeki Müren