"Hayatı neresinden yakalayacağız? Bugün yaşadıklarımızın hangisini yarın hatırlayacağız?" diye düşünmekten yorgun düştüğünüz oluyor mu? Zaman o kadar hızlı akıp gidiyor ve herşey o kadar hızla değişiyor ki hepimiz şaşırdık.
Gelecekteki kuşaklar acaba dönüp bugünlere baktıklarında neler görecekler? Bugün seyrettiğimiz filmler, dinlediğimiz şarkılar ve konuştuğumuz konular arasında 'yarın da hatırlanmayı hakeden' bir şeyler var mı acaba?
1970'li ve 1980'li yıllardan çokça bahsediyoruz. Birden kafama takıldı: 1990'lı yıllarda neler olmuştu? O sıralar nasıl yaşıyor, neler konuşuyorduk biz? Hızla yaklaşan 2000'li yıllara dair neler düşünüyorduk mesela?
1989'da Berlin Duvarı yıkıldı, Almanya birleşti... Doğu Bloku ülkelerinde değişim rüzgarları esti, rejimler değişti. Ağustos 1991'de SSCB Komünist Partisi kendini lağvetti. Soğuk savaş sona ermişti, herşey hızla değişiyordu. Değişim rüzgarı herkeste heyecan yaratmıştı.
Oysa birbiri ardına bağımsızlık kazanan eski Sovyet Cumhuriyetleri ve komünist rejimden kurtulan Doğu Avrupa ülkeleri giderek bölünecek, parçalanacak hatta iç savaşlar yaşayacaktı.
2001 yılının Eylül'ünde birden paldır küldür 21.Yüzyıl gerçeği yüzümüze çarptı ve "İki kutuplu dünyayı" özler olduk... Değişim rüzgarı hala çok sert esiyordu ve galiba artık umutlarımızı ve iyimserliğimizi de savurmaya başlamıştı...
WIND OF CHANGE
I follow the Moskva
Down to Gorky Park
Listening to the wind of change
August summer night
Soldiers passing by
Listening to the wind of change
The world is closing in
Did you ever think
That we could be so close
Like brothers
The future's in the air
I can feel it everywhere
Blowing with the wind of change
Take me to the magic of the moment
On a glory night
Where the children of tomorrow
Dream away
In the wind of change
Walking down the street
Distant memories
Are buried in the past forever
I follow the Moskva
Down to Gorky Park
Listening to the wind of change
Take me to the magic of the moment
On a glory night
Where the children of tomorrow
Share their dreams
With you and me
Take me to the magic of the moment
On a glory night
Where the children of tomorrow
Dream away
In the wind of change
The wind of change
Blows straight into the face of time
Like a stormwind
That will ring the freedom bell
For peace of mind
Let your balalaika sing
What my guitar wants to say
Bugün geriye dönüp bakınca Scorpions'ın
Wind of Change şarkısında seslendirilen iyimserliğin boşa çıktığını düşünüyorum...
1991'in bir Ağustos gecesi, değişim rüzgarını dinleyerek Moskova'daki Gorky parkına yürüyoruz. İçimizde bir umut, geçmiş kötü hatıraların gömülüp gittiğini düşünüyoruz. Kardeş kadar yakın olacağımız hiç aklınıza gelir miydi?
Değişim rüzgarı, özgürlük çanını çalan bir fırtına olmuş.. Öyleyse senin balalaykan benim gitarımın söylemek istediğini çalsın... Bu zafer gecesinde bu anın büyüsüne kaptıralım kendimizi..
Aşağı yukarı böyle şeyler söylüyordu Scorpions.
Hikayenin gerisini zaten biliyorsunuz. Değişim rüzgarlarının bizi alıp götürdüğü yerde, hala süregiden bir kaosun içinde, kendimize saygımızı yitirmeden hayata tutunmaya çalışıyoruz işte...
Hayatınızda 'yarın da hatırlanmayı hakeden' güzellikler olması dileğiyle...