![]() Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın Allah feministlerden razı olsun, onlar sayesinde her gün yeni bir şey öğreniyoruz. Mesela ben bugün aslında İngilizce bilmediğimi öğrendim. (Ne olmuş yani KPDS sınavından 98 aldıysan? Sen askerlik yaparken Milli Savunma Bakanlığı seni 'Çok iyi İngilizce bilir' diye addedip Tercüman Asteğmen yapmış ve NATO düzeyinde toplantılara sokmuş olabilir. Ne var yani? Bunlar senin İngilizce bildiğini göstermez ki..) İşte elimde Alkım kitabevinin çıkarmış olduğu bir kitap: ![]() ISBN 975-337-997-8 (kitabın içindeki ISBN 975-337-071-7)
Peki, arada benim gibi cahil ve münafık bir adam çıkıp da bu kitabı okuyunca ne olur? Ne olacak? Benim cehaletim açığa çıkar! İşine duygularını asla karıştırmayan saygıdeğer bir hanım, hele Machiavelli gibi klasik ve teknik bir çeviri yaparken, metnin aslına sadık kalacaktır. Öyle kadınca saçmalıkları araya kesinlikle sıkıştırmayacaktır.
Bakın, ben İtalyanca bilmem. Dolayısıyla Machiavelli'nin Il Principe adlı eserini orijinal dilinden okuyamadım. İngilizce versiyonu "The Prince" okudum. Metnin İngilizcesi INTERNET'te var.
"Yaa Alper, sen bizi kandırıyorsun.. Belki de baktığın kaynak yanlıştı" diyenler için buyrun metni karşılıklı kontrol edebileceğiniz ikinci adres: http://www.fordham.edu/halsall/basis/machiavelli-prince.html Bu metin W.K. Mariott tarafından İtalyanca'dan İngilizce'ye çevrilmiş. Anglosaxon akademik çevrelerde (ki onların bu konuyu çok ciddiye aldığını varsayıyorum) yıllardır ele alınan versiyon bu. Dolayısıyla metnin İngilizce'ye çevrilmesi sırasında gerek 'metin bütünlüğüne' ve gerekse 'kelime ve deyimlerin aslına' sadık kalınarak çevrildiğine inanıyorum. Tabii eğer W.K. Mariott da benim gibi anti-feminist bir karacahil değilse(?!)... Buyrun, söz konusu eserin 17. Bölümün 4. Paragrafından bir bölüm:
Şimdi, benim olmayan(!) İngilizceme göre bu metnin çevirisi şöyle olur:
Ah ne kadar maçoyum! Gerçekleri nasıl da saptırıyorum! Bakın Semra Kunt aslında buradaki nüansı görmüş. Aslında insanlar değildir kötü olan, sadece 'erkeklerdir' diyerek şöyle çevirmiş bunu:
Tamam ya, ne kızıyorsunuz? Ne olmuş yani bu hanım 'men' kelimesinin yalnızca 'erkekler' anlamına geldiğini sanıyorsa? Ve de ne olmuş, sanki kendisini terkeden erkeğin arkasından söver gibi yazmak için fiilleri, sıfatları ve cümle yapılarını değiştirmişse?
Cehaletimi ve sabırsızlığımı lütfen hoşgörünüz.. Buyrunuz aynı eser, bölüm 25, sonuncu paragraf:
Benim eksik ve yanlış (!) İngilizceme göre bu metin Türkçe'ye şöyle çevrilir:
(Laf aramızda, Machiavelli Usta, siyaset bilmini ve insan doğasını çözmekle kalmamış, kadın milleti hakkında da ahkamını kesmiş... Eee, o adamın mezar taşında "Hiçbir övgü bu adın büyüklüğüne erişemez" diye boş yere yazmıyor.) Şimdi, bu yukarıda belirtilen fikre katılırsınız veya katılmazsınız. Ama yukarıda yazan budur. Ancak Semra Hanım farklı düşünüyor olsa gerek ki burayı bakın nasıl çevirmiş:
Bakın, ben cahil bir adamım, baştan söylüyorum. Çevirmenlik yapan kişinin, çevirdiği metne veya sözlere katılsa da katılmasa da, orijinaline sadık kalması, kendince anlamlar yüklemeye KALKMAMASI, hele anlamları tersyüz etmeye hiç tevessül ETMEMESİ gerektiği gibi salakça(!) fikirlerim var. Ama anlaşılan ben İngilizceyi bilmiyorum ya da bu hanım Machiavelli'nin ruhunu "daha iyi" kavradığı düşüncesiyle, metne kendince yorumlar katıyor. İşine gelmeyen yerleri de çıkarıp atıyor. Ya da en kötüsü, "Bunu olduğu gibi çevirirse, bir takım cahillerin(!) büsbütün yoldan çıkacağını" düşünerek, 'feminist ahlak polisi' olmaya soyunuyor. Gülünç! Acınası! Zavallı bir çaba! Ne diyorduk? Hah, kişisel duygularını ve saplantılarını çeviri yapmak gibi 'teknik' bir işe karıştırmamak, kişinin yaptığı işe saygı duyması, meslek ahlakı ve onuru falan diyorduk değil mi? Olabilir ki benim bildiğim İngilizce, aslında İngilizce değildir de Mingilizce'dir. Eh o zaman da ben öğrenmeye baştan başlarım:
Siz de lütfen bildiğiniz gibi devam edin:
EY ALKIM KİTABEVİ! UYAN DA BALIĞA GİDELİM!!!!
(Bu arada aklıma geldi, benim yazılarımı 'sekssist ve ırkçı' bulduğu için yayınlamayı reddeden -ki o sırada benim yazılarımı iki yıldır yayınlamaktaydı- o meş'um 'feminiz' editöre buradan bir nanik yapayım! Siz aynen böyle devam edin, şahane gidiyorsunuz, önünüz kesinlikle selamet!!!!) Siz feministler herşeyi daha iyi bilirsiniz. Herşeyin en iyisini de hep siz bilirsiniz! En uzağa siz gidersiniz, en çabuk da siz dönersiniz! Benim gibi cahil maçolar hiçbir şeyden anlamaz zaten ! |