Vay INTERNET'in kerametine!..
Kullanmasını bilene ne büyük nimetmiş, takdir ettim vesselam.
Akrabadan bir zilli vardı bizim, ayıptır söylemesi. Önüne çıkana gel gel, velakin senelerdir netice hüsran. Adı çıkmış abaza, inmez kırk dokuza.
Yaşı geldi geçiyor, koca bulamadı diye üzülüyorduk. Ondaysa bir havalar, sorsan adam beğenmez. En sonunda süngüsü düşmüştü ama:
"Artık beni ilk beğenen kim olursa ona varacam. Onu pek bi çok sevecem..." diye sızlanır olmuştu.
Allah'ın sopası yok ki...
İşte böyle yutarsın vaktiyle ettiğin lafları.
Tövbekara merhamet etmek lazım. Bunun imdadına yetişen Hızır. Dediler buldu bir koca nihayetinde.
INTERNET'ten indirmiş. Hintli bir genç.
(İlim Çin'de, koca Hint'te bile olsa gidip aramak lazımmış demek ki...)
Sorduk kimdir bu adam, necidir? Halim selim, efendiden bir oğlanmış. Sapına kadar Müslüman. Velakin kulağımıza geldi ki yaş otuz küsur, daha milli olmuşluğu yok!
Yaşımız müsait olsa elinden tutup mektebe götürürdük. Maksat gençliğe hizmet. Ama bu saatten sonra kendi göbeğini kendi kesecek. Saha kenarından aldığı taktiklerle işi bitirmesi lazım, değil mi Kazım? Hadi beline kuvvet.
Bizim kızın bir de ablası var. Yalvar yakar oldu:
"Peri masalı gibi işte. Romantizm gani. Pek beğenmiş oğlanı. Yüzük bakmaya gidecekler şimdi. Aman ağzınızı açmayın, kurban olayım.."
Biz de sustuk, masal romantizmi zayi olmasın. Oğlan son dakikada fikrinden caymasın. Kızın cemaziyülevveli oğlan tarafının kulağına gitmesin. Maazallah iş bozulursa, vebali büyük..
Şimdi diyeceksiniz ki delikanlılık bunun neresinde?
Kızda mı, oğlanda mı, nerede? Yok ki hiç birinde.
İstirham ederim, çok şükür memleketin pek mühim bir meselesi halloldu hayırlısıyla. Artık gerisini Hindistan hükümeti düşünsün.
Endişem odur ki mesele anlaşılınca oğlanın ailesi Türk milletine beddua etmesin, Müslüman Müslümana bunu yapar mı? şeklinde
Hadi Allah utandırmasın!