ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Devir Sapıkların Devri
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

20. Sanat Yılı

Zeki Müren

Gülden Karaböcek

Gökben

Nil Burak - Tatlı Tatlı

Ajda Pekkan &

Chris de Burgh

Ferdi Tayfur

Kibariye - Kimbilir
Feride KAHLER Logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
ÖZEL GÜVENLİK VE PARALI ASKERLER

Blackwater adlı Amerikan şirketinin "özel güvenlik hizmeti sunmak" adına Irak'ta ayrı bir işgal gücü davranmaya başlaması ve sivil halkı öldürmesi geçtiğimiz döneme damgasını vuran bir gelişme oldu. Bunun 'etik boyutu' ve olası siyasi sonuçları tartışmaya açıldı. Bkz. http://bbc.co.uk

Paralı askerlik, yani para karşılığı bir savaşa aktif olarak katılmak, insanlık tarihi kadar eski bir konu. Kimileri 'fahişelik' mesleğini dünyanın en eski mesleği olarak addeder. Oysa paralı askerlik de en az onun kadar eskidir.

Kadınların aşkları için seviştiğini, erkeklerin inançları için savaştığını düşünmeye alışmışız. Tersini görünce garipsiyoruz.

Para için sevişen kadınlar ve para için savaşan erkekler arasında ahlaki açıdan pek de bir fark olmasa gerektir o yüzden...

* * *

Ulus devletler tarih sahnesine çıkalı beri 'paralı askerlik' konusu ahlaki açıdan tartışmalı hale geldi.

Fransızların Afrika'da kullandığı yabancılar lejyonu bu konuda ilk modern örnekti sanırım.

Vietnam savaşı sonrası ABD'de askerliğin zorunlu olmaktan çıkarılıp, orduya katılanlara da maaş veriliyor oluşu (buna profesyonel ordu diyorlar ya hani) genel anlamda ulus devletlerin ordularının da 'paralı askerler'den oluşturulabileceği kavramını yerleştirdi. Zaman zaman Türkiye'de de zorunlu askerliğin kaldırılarak 'profesyonel orduya' geçilmesi gerektiği seslendiriliyor.

Ama Blackwater olayı, 'paralı askerlik' kavramının kapitalist dünya görüşü tarafından dizayn edilmiş en modern halidir ve pek çok etik tartışmayı beraberinde getirmekte...

Aslında kapitalizm açısından ortada şaşılacak bir durum yok:
Talep varsa, arz yaratılır... Yeter ki business as usual devam etsin.

Kapitalist mantık (ki pek çok açıdan rasyonel olduğunu kabul etmek lazım) şu algoritmayla çalışıyor:

  • Sorunu tanımla
  • Çözüm dizayn et
  • Bu çözümün finansmanını bul
  • Buna göre organize ol
  • Bunu "özelleştir" / sektörleştir

Kapitalist 'sorun çözme' ve bunu 'profesyonel bir iş ilişkisi' içinde değerlendirme yöntemi, kendi içinde ciddi riskler barındırıyor oysa...

Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus şu:
Blackwater tarzı bir 'savaş' örgütlenmesi herhangi bir savaşı sona erdirmez, erdiremez. Aksine, çatışmaların şiddetini arttırır ve savaşı genişletir.

Nedeni basit: Eğer 'sorun çözmek' işinden para alıyorsanız, iş hayatınızın devam edebilmesi için 'sorun' olarak tanımladığınız 'şey'in devam etmesini arzu edersiniz. Savaş biterse artık size ihtiyaç kalmayacak ve para alamayacaksınız çünkü...

Hatta öyle olur ki, 'sorun' ortadan kalkacak gibi bir hava olur da sizin ödenekleriniz/ücretiniz tehlikye girerse, sorunu tekrar canlandırmanın yollarını ararsınız.

Business as usual - yani işlerin tıkırında olması bunun gerektirir çünkü

Irak'taki savaşın giderek yayılıyor olmasının etkileri bir yana, Türkiye'nin bu tür 'asayiş ve güvenlik hizmetlerinin özelleştirilmesi' işine girdikçe ne türden sıkıntılar çekeceğini de aklımızda bulundurmalıyız.

1984'ten beri aralıklarla -yer yer çok yüksek yoğunluklarda- cereyan eden çatışma ortamında KORUCU sisteminin de yukarıda işaret ettiğimiz türden bir etkisi olduğunu unutmamak gerekiyor.

Korucu sisteminin işleyişi ve yarattığı sorunların büyüklüğü hakkında, bilhassa önümüzdeki yıllarda çok daha ayrıntılı araştırmalar da ortaya konacaktır diye tahmin ediyorum.

Diğer yandan, globalleşen Türkiye'de sağlık ve eğitim hizmetleri gibi güvenlik ve asayiş hizmetleri de özelleştiriliyor.

Şimdilerde Türkiye'de 'özel' güvenlik şirketleri televizyon kanallarına bile reklam vererek müşteri arıyorlar.

Amaca ve ihtiyaca göre 'güvenlik çözümleri' üretebileceklerini söylüyorlar.

Aslında bizim de Blackwater'larımız oluşmaya başladı ama bunların Türkiye'de yaratacağı sorunları ayırdedecek toplumsal bilinç henüz ortaya çıkmadı.

Özel güvenlik şirketleri var olduğu sürece 'asayiş sorunu' bitmeyecek, tersine artarak devam edecektir. Çünkü sistemin arzuladığı budur.

Parası olan insanlar giderek daha 'güvenlikli' rezidanslarda izole bir hayat sürmeye çekilirken, özel güvenlik şirketleri -kendilerinin ne kadar önemli bir ihtiyaca cevap verdiğini vurgulamak ve tonla para kazanmak adına- 'asayiş sorunu'nun giderek arttığını vurgulamaya devam edecek.

Hatta 'kendilerine talep yaratmak' adına asayiş sorunlarının çıkmasını teşvik edeceklerini de düşünüyorum.

Bu açıdan bakınca insan düşünmeden edemiyor:
Blackwater ve El-Kaide aslında aynı madalyonun iki yüzü değil mi? Blackwater'ların var olması için El-Kaide'lerin ortaya çıkması gerekiyormuş meğerse...

Bu uğurda insanlar ölmüş, inançlarımızı ve ahlakımızı yitirmişiz ne gam?
Global ve kapitalist olduk ya? Daha ne istiyorsunuz yani?

  CİNSELLİK
İnsan Neden Evlenir?
Aşkınızı Sokun
Böyle Kutlanırmış
  VİDEO
Modern Talking
Moody Blues (1967)
Simon & Garfunkel
  EDEBİYAT
Stephen King
TV Dizileri
Dikkat: AĞIR MEVZUU
  MÜZİK
One Way Ticket
Cutting Crew - Died
California Dreamin'
  SİNEMA
Clint Eastwood
Türk Sineması Nereye?
Sinemanın
  YAŞAM
Yavşak Kime Denir?
Lafı Ters Anlayanlara
Bekarlara Özel Tarifler
Dizi Dizi İnciyim

Charles Aznavour

Al Bano-Romina Power

Semiramis Pekkan

Başrolde Emel Sayın

Hoş Sada

Samime Sanay

Neşe Karaböcek

Arif Susam