ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Neşe Karaböcek

Arif Susam
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
Hatt-ı Müdafaa
ARŞİV
Feride KAHLER Logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
HANİ BİLİNÇLİ SEÇMEN?

Seçimler ve demokrasinin işleyişi konularını şöyle aklıbaşında ve objektif terimlerle konuşup tartışabileceğiniz bir ortam hiç olmadı yıllardır.

Seçimlerin yapılıyor olması demokrasinin şartlarından biridir ama yegane göstergesi de değildir.

Demokratik olmayan ülkelerde ve ortamlarda da seçimler yapılır. İran ve Mısır'da da seçimler yapılıyor mesela... Demokrasi mi fışkırıyor sanki o ülkelerin taşından toprağından?

Bir tarihte bir duvar yazısı görmüştüm:
"Oy kullanarak bir şeyleri değiştirmek mümkün olabilseydi, seçimler yasaklanırdı!"

Seçim dedikleri şey, kitlelere 'oyuna katılıyorlarmış' imajı vermeye yönelik bir panayır gösterisi adeta..

Türk halkı, altmış yılı aşkın zamandır 'serbest' seçimlerde oy kullanır.
Açıkça dile getirilemese de bazı şeyleri hepimiz öğrendik artık:

a) Seçmen zaten her zaman bir şeylerden şikayetçidir ve daha fazla bir şeyler talep etmektedir. Kendisine mikrofon uzatıldığı zamanlarda, kim olduğunu aslında kendisinin de bilmediği bir takım 'yetkilileri' suçlar ve bunları sandıkta cezalandıracağını söyler. Oysa bu komik bir tehdit ve ucuz bir şantajdır. En fazla mızmızlanan seçmenin, kandırılması en kolay seçmen olduğunu politikacı esnafı çok iyi bilir.

b) Politikacılar da üç aşağı beş yukarı birbirinin aynıdır. Bu gelmiş veya öteki gitmiş pek farketmez. Seçmenler de bunu çok iyi bilir.

c) Herkes bu durumdan şikayetçi görünür, ama bu sadece bir 'görüntü'dür. Politikacının da seçmenin de 'sistem'den şikayeti yoktur. Sadece 'avantayı kapan' kesimin başkaları değil de kendileri olmasını arzu ederler.


Politikacılık hakikaten bir meslekse, bu durumda politikacı dedikleri kişi bu işten 'geçimini sağlamaya ve zenginleşmeye' çalışan kişi demektir.

Bunun böyle olduğunu herkes bilir ama sanki böyle değilmiş gibi yapılır.

Değil mi ki politikacı bu işten birşeyler(!) kazanacaktır, bu birşeylerin bedelini de başka birileri ödeyecek demektir. Bu da genellikle vergi mükellefleridir.

Bütün seçmenler vergi mükellefi ve bütün vergi mükellefleri de seçmen olsaydı (ki ideal durum budur) seçimler bambaşka bir anlam kazanırdı herhalde?

Bütün apartman sakinlerinin aidatları çatır çatır ödediği ve ortak harcamaları dikkatle takip ettiği apartmanlarda yönetici olmaya pek hevesli adam bulamazsınız. O kadar ki, bu 'angaryayı' apartman sakinleri rotasyon usulüyle 'gönülsüzce' üstlenirler bazen.

Apartman yöneticisi seçimlerinde birden fazla 'talipli' aday varsa, ortada paylaşılmaya değer bir mama olduğundan emin olabilirsiniz. Çünkü olay gerçekten 'hizmet aşkı için angaryaya talip olmak' olsaydı, kimse gönüllü aday olmazdı.

Bunun farkına vardığınızda, seçimlerin şamatası ve şenliği arttıkça niçin bir panayır eğlencesine dönüştüğünü bütün açıklığıyla görüyorsunuz zaten.

Bravo!
Sizin bilinçli bir seçmen olduğunuzu ilk bakışta anlamıştım zaten..

  SİNEMA
Sinema:
Unutulmaz Kung Fu
Star Wars ve
  MÜZİK
Chris de Burgh
Pet Shop Boys
Esmeray-Unutama Beni
  EDEBİYAT
Asparagas Nasıl
Farkı Neyse Verelim
Muhabbet Nasıl Yapılır?
  CİNSELLİK
Evlenecek Zenginin
Siber Sutra:
Kadınlar, Erkekler
  YAŞAM
Biz İyi İnsanlar
Küba'da Devrim Aşkı
Kalp Kazanmak
  VİDEO

Güzin ile Baha:

Zeki Müren - Yaralı Gönül


Neşe Karaböcek: