ANA SAYFA
|
Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
'Kadın hakları ve bireysel özgürlük' deyince 'kadının başını kapatmak' gerektiğini zanneden bir iktidar partisi Türkiye'yi çağdaşlaştıracağını iddia ediyor. Komediye bak! İngiltere gibi gerçekten çağdaş bir ülkedeki yazarlarsa bugünlerde "Bütün dünyanın İspanya ve İtalya'dan alacağı dersler var: Kabinede daha fazla kadın bakan olması lazım" diyen inceleme yazıları kaleme alıyorlar. Bkz. İngiliz 'The Times' gazetesi ![]() Kadınların politik hayatta ön plana çıkmaları hala çok yeni bir olgu.
Mesela kadın politikacıların herşeyden önce 'çekici' görünmeleri bekleniyor ve eğer çekici bir görüntüye sahip değillerse eleştirilere hedef oluyorlar. Oysa erkek politikacıların nasıl göründüğüne kimsenin baktığı yok. Kadın politkacıların da görünüşlerinden önce 'fikirleriyle' değerlendirileceği günler de gelecektir elbette. Silvio Berlusconi, İspanya'daki son seçimlerden sonra ortaya çıkan ve yarısından fazlası kadın olan İspanyol hükümetini "fazla pembe" bulduğunu söyledi. Geçtiğimiz dönemde İtalya'daki seçim kampanyası sırasında Berlusconi'nin söylemiş olduğu "Solcular kadından anlamaz" sözü gündeme damgasını vurmuştu. İtalya'da kadın politikacı denince aklınıza eski güzellik yarışması finalisti Michela Vittoria Brambilla veya show yıldızı Mara Carfagna ve hatta porno yıldızlığından milletvekilliğine uzanan Cicciolina geliyordur belki de? Ama burada dikkat etmemiz gereken asıl husus şu:
Berlusconi gibi 'maço' bir politikacı bile siyaset sahnesinde kadınlara daha fazla yer açılması gerektiğini düşünüyorsa demek ki İtalya'da yeni bir politik Rönesans'ın izlerini arayabiliriz. İngilizler ise "Gordon Brown'un 23 sandalyelik kabinesinde niçin sadece altı tane kadın bakan var?" sorusunu soruyorlar. Kendi kabinelerindeki kadın bakan sayısı itibarıyla Avrupa'nın en gerilerinde yer alıyor olmak İngilizleri biraz rahatsız ediyor. Temsili demokrasinin gereği Kadınların politikaya daha da artan oranlarda katılması, sadece 'dekorasyon ve estetik amaçlı' bir gereklilik değil. Parlemento ve bakanlar kurulunda kadın-erkek oranının eşit olması aynı zamanda temsili demokrasinin sağlıklı işleyebilmesi için de gerekli görünüyor. Kadınların politika sahnesine artan oranlarda girmesiyle, genel anlamda politikanın işleyişi de değişiyor ve gelişiyor. Kadınların politik eşitliğinin yükselmesiyle toplumların daha uygar ve hoşgörülü olacağını kavramak içinse futbol statlarına bakmak bile yeter: Artan kadın seyirci sayısı sayesinde stat içi şiddet ve hooliganizm de inişe geçmemiş miydi? Türkiye’nin durumu ve medeniyet halleri Bilindiği kadarıyla Türkiye'de bu konularda duyarlı olması beklenen bir hükümet yok. Uygarlık merdiveninin hangi basamağında durduğumuzu ve işbaşındaki hükümetin Türkiye'yi hangi uygarlık seviyelerine(?) götürmek istediğini gösteren bundan daha canlı bir örnek olabilir mi? İspanya'ya giden Türk Başbakanı "Medeniyetler ittifakı" gibi süslü lafların arkasına saklanıp "Velev ki siyasi simge.." gibi sloganlarla kadınların başını örtmeye kalkmak yerine belki de İspanyol hükümetinin niçin hükümette kadınlara daha fazla yer açtığını anlamaya çalışsaydı belki 'medeniyet' kelimesinin gerçek anlamını da görürdü. |