| ![]() Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
Doğuştan mı böyleydim, yoksa sonradan mı teller koptu, tahtalar eksildi bende? Beni tanıyanlar -arkadaşlarım, akrabalarım, komşularım vs.- bu konuda kesin bir görüş birliği içinde değiller.
Benim fikrimi sormayın, bu konuda kafam karışık.. Boşuna ısrar etmeyin, ıssız bir adaya düşersem yanıma alacağım üç şeyi de söylemem!
1987 sonbaharı, üniversitede seçmeli olarak Çağdaş Fransız Edebiyatı dersi alıyorum. Hocamız Dr.Vincent Duclert modern Fransız romancılarını iyice bir inceler sonra sınıfa dönüp (Bu gazdan ne kadar nasiplenmişsem artık huzurlarınızda yazıp duruyorum işte.)
Ayrıca her dersin sonunda kendi seçtiği Fransız şarkılarını -çağdaş Fransız edebiyatının bir parçası oldukları fikrinden hareketle- dinletir, sözlerini irdeler ve şarkıcı hakkında açıklamalarda bulunurdu.
Çok yıllar sonra bile, arabamda yolculuk etme bahtsızlığına düşen arkadaşlara, teypte sürekli çalmakta olan Fransız şarkılarını tercüme eder oldum:
"Bak şimdi, adam burada kapıdan içeri giriyor ve kadını görüyor.. Ona şöyle şöyle diyor... Buradan anlıyoruz ki, geçmişlerinde böyle böyle bir şeyler olmuş.."
Her ne kadar arkadaşlar "Radyoyu açsak nasıl olur? Belki ilginç bir şey vardır.." veya "Kes ulan bu saçmalıkları!" diyerek tepkilerini dile getiriyor olsalar da, pek üstüme alınmıyordum.
Hatta bir keresinde babamla arabada gidiyoruz. Charles Aznavour'un Comme Ils Disent şarkısı çalmaya başladı. Ben şarkıyı tercüme etmeye başlamadan önce bu şarkının neden bahsettiğini söylemiştim de babam "Kapat şunu hemen! Böyle sapık şeyler dinlemem ben!" demişti.
(Şarkının neden bahsettiğini öğrenmek için bir zahmet BURAYA TIK'layacaksınız.)
Fransız edebiyatı adamı böyle sapık yapar işte! Gençliğe zararlı. Yasaklanması gerek!
Bu kafayla (la tete turque) Fransa'da başımdan geçen maceralar da ayrı bir alemdir.
![]() Notre Dame katedralinin önündeki parkta serçelerle konuşmakta olan bir 'clochard'a "Boşuna uğraşıyorsun, onlar Fransızca bilmez.." diye takılmalar mı..
Normal hayatta alemlere ne kadar Fransız kaldığıma dair fikir vermesi için bir de şunu anlatayım:
(Hastasıyım, ayıptır söylemesi.. Evdeki Mireille Mathieu plaklarının sayısını hiç sormayın zaten) Aa, o da ne? Orada bir buton: Bendeki mutluluğa bak, Mireille'e mesaj göndereceğim! Kısa ama esaslı bir cümle yazdım: Girişimci gençlik, alooo! Kulak verin buraya. Önemli bir şey anlatıyorum:
(Ya ben ortamlarda bu kadar kıyakçılık yapıyorum da, bunun sonu ayakçılık olmasın sakın? O lafın manasını da bilenler bilmeyenlere anlatır artık..) Ve hayır! Mireille bana cevap yazmadı! Ağlamak istiyorum.... hüüüü |