ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Hal ve Gidişat
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Beş Yıl Önce

Best of STYX

The Beach Boys

BoneyM

Edith Piaf - SELECTION
Sebahattin TEZEL logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
O LAFLARIN YAN GELİR

Bu yaştan sonra yalan söyleyecek, kıvırtacak halimiz yok ya.. Ben bu şair milletini sevmem. Harbi ve samimi olunması gereken delikanlılık ortamlarında şairlik taslayanlara, nasıl böyle, daha bir sinir olurum.

Bakın izah edeyim niçinini, nasılını..

Bir kere, lafı kıvırtıp duran adamlardan uzak duracaksın, onlara güven olmaz! Şairden dostun olacağına, en ağır adamdan düşmanın olsun.. Hiç olmazsa ne dediğini anlarsın.

İkincisi...
Şimdi bu şair tayfasına soracak olsan duygulu ve hassas adamlardır hesapta.

Külliyen yalan! Kandırmaca.

Bu şair milleti eğer hötöröf değilse, abazanın şahikasıdır kesin.. Karıyı kızı "Bak ben ne kadar duyarlıklı ve ince bir kişiyim" şeklinde kafaya almak üzere bir sürü süslü laflar etmeyi maharet edinmişlerdir. Emellerine nail olurlarsa sonrası malum tabii.

Ha, bunların iyi bildiği bir şey varsa o da lafları ayaküstü güzelce yuvarlamaktır. Zaten daha başka bir şey beceremediklerinden olsa gerek ki kendilerine 'şair' derler.

Niçin bunlar kendilerini mühendis, doktor, avukat; ne bileyim mobilyacı veya kuruyemişçi olarak değil de 'şair' olarak tanıtır?

Bunların hiç birini olamamışlardır da ondan...

Eskiden bir aşık geleneği vardı bizde. Elinde sazıyla hem kafiyeli hem de durumun manasına münasip maniler döktürürülerdi. Hatta bazen iki aşık karşı karşıya gelip sidik yarışına tutuşursa buna da 'aşık atışması' denirdi.

Binaenaleyh bunların da ayarı bozuldu. Geçen sene miydi, evvelki sene mi.. Unutmuşum tarihini. Nargile kahvesinde oturuyoruz, etrafta gençler ve üniversiteli kızlar falan da var. Elinde sazıyla biri geldi, saçına sakalına baksan hiç ihtimal vermezsin, yaşını başını almış adam. Kızlara yanaştı "Aşık sazsız, güzel nazsız olmaz.. Kızlar size bir türkü söyleyim mi?" diyerek yanlarına oturdu. Kart zampara!

Normalde sazını elinden alıp önce adamın kafasında kırmalarını, bilahare elde kalan sapını da adamın uygun yerlerine yerleştirmesini bekledim kızların. Ne gezer? Bunlar herife hüsn-ü kabul gösterdi, çay ısmarladı. Üstelik bir de üstüne adama para verdiler, iyi mi?
(Delikanlı kızın orada çekeceği hareket buydu işte! Yoksa muayyen gününde bilmemnerene taktığın bezi uluorta istiyor olmak kız çocuklarının delikanlılık karinesi olamaz! Olsa olsa densizlik olur o!)

Saz aşıkları da niyeti bozmuşsa, bar şairleri geri mi duracaktı yani.
İmam ve cemaat meselesi, malum..

Beyoğlu'nda mesela böyle bir şair vardır, müptezelliği o raddeye varmıştır ki gelen geçen hanımlara "Güzelliğinize şiir yazayım..." diyerek alenen asılır. Geçenlerde bunu bir temiz dövmüşler. Haberi gazetelerde okuyunca millet göya şaşırıyor, Allah Allah niye acaba? Niyesi var mı? "Güzelliğine şiir yazayım.." diye sırnaştığın kadının abisi veya kocası "Dur önce ben seni bir güzelleştireyim de sıfatın şiir gibi olsun!" demiş ve girişmiştir buna. Odur yani!

Muhabbet ortamlarında yahut delikanlı meclislerinde bu cins adamları görünce benim lafım hazır:

Yağdı yağmur, çaktı şimşek..
Sen de mi şair oldun a güzel evladım?

Bu lafı işitince fiyakaları bozuluyor zibidilerin.
Sonra da işte duyarlılık, incelik kem küm gevelemeye başlıyorlar.

Delikanlı adamda laf biter mi? Anında çakıyorum cevabı:

O lafların yan gelir, benim lafım sana tam gelir..

İbikleri düşüyor artık, kalkıp gidiyorlar.
Ee, bizde böyle.. İlla ki lafımızı koyarız, uysa da uymasa da...

Sorularınıza Cevap - Dertlerinize Derman
Sebahattin Abi'ye sorularınızı sebahattinabi@gazozagaci.org adresinden iletebilirsiniz.
Güngören'den Ersin Ş.

Sayın Tezel,

Sizce bu sene verilen Oscar ödülleriyle, jüri ne gibi bir mesaj vermek istedi? Sinemaya bakış açınız nedir?


Oscar sineması mı? Güzelim, Şirinevler'de öyle bir sinema salonu vardı ama sonradan düğün salonu yaptılar orayı. Orada evlenenlere ödül mü veriyorlar? Nikah şekeri olmasın o?

Gençken biz de sinemaya giderdik tabii. Bahşişi bol tutardım, yengenle beni arka sıralarda tenha bir yere oturturlardı. Oradan perdeyi biraz yamuk görürdüm, bakış açım yamulurdu tabii ama filme bakan kim?

Bizim hayatımız filmdi be yavrum..

  EDEBIYAT
Hayalgücüyle Dünyayı
Havuz Problemleri
Gelin Sizi
  CİNSELLİK
Şu Zavallı Erkekler
Kadının Cinsel Uyanışı
İnsan Neslinin Seks
  SİNEMA
Çölde Çay
The Turkish Exorcist
Star Wars
  YAŞAM
Kim Daha Salak?
Tarihi Bir Belge: İşte
Vizyon ve Hedefler
  MÜZIK
When the Rain
Balkan Sendromu
Audrey Landers

Zeki Müren

Gülden Karaböcek

Gökben

20. Sanat Yılı

Nil Burak - Tatlı Tatlı

Chris de Burgh

Ferdi Tayfur