ANA SAYFA
| ![]() GARAJ SOHBETİ Bu sayımızdaki röportaj tamamen bir tesadüf neticesi oluştu. Editörümüz her zaman arabasını bıraktığı garajda bu sefer yeni bir görevliyle karşılaştı. Garaj görevlisi Mehmet Çelen, 22 yaşında sempatik bir genç. Garaj müşterilerinin özel hayatlarıyla da epey ilgili görünüyor.
Gazoz Ağacı: - Bak anahtarı veriyorum ama, dönüşte seni burada bulayım...
Mehmet Çelen: - Tabii abi. Ben hep buradayım.. Sınavlara çalışıyorum burada (içerdeki açık öğretim ders kitapları gösteriyor)
G.A.- Zahmet olmazsa, bir de arabayı yıkar mısın?
M.Ç.- Tamam abi, hallederiz. (arabanın içine girip kasetlere bakıyor) Bu ne yaa? Hep yabancı, hep yabancı. Türkçe kasetin yok mu abi? Tabii kültürlü olmak başka şey..
G.A.- Sen yabancı müzik dinlemiyorsun galiba?
M.Ç.- Bir tane vardı, çok severim.. Hani 'Sen ve ben Cennette'. Phil Collins söylüyordu..
G.A.- 'Another Day in Paradise'? Evsiz insanlardan bahseden şarkı...
M.Ç.- Romantik değil mi abi?
G.A.- Herneyse ya, sana kolay gelsin.. Ben çıkıyorum. Akşama uğrayacağım..
M.Ç.- Hah, Türkçe kaset buldum: Eski Dostlar.. Kim bunlar ya? (kaseti inceliyor)
G.A.- Sen kaç doğumlusun bakayım?
M.Ç.- 1980, abi. Haftaya 23 yaşına girecem. Yaşlanıyoruz artık.
G.A.- Bu Eski Dostlar var ya, sen daha doğmadan meşhur olan bazı şarkıcılar işte.. Eski şarkıları söylüyorlar.
M.Ç.- Ben yetişememişim onlara.. Abi işimiz çok, herşeye de yetişemiyoruz ki. (Gülüyor)
G.A.- Tamam, sen de benim yaşıma gelince gene konuşuruz bunları.
M.Ç.- Siz bekar mısınız abi? Yani yaşınız itibarıyla...
G.A.- Bekarım.. Neden? Seni rahatsız mı etti?
M.Ç.- Yok, öyle değil de.. Yani yalnızlık Allah'a mahsus.. Evlenmeyi düşünmüyor musun abi?
G.A.- Hah, iyi ki bu garaja gelmişim bak! Ya seni göremeseydim? Hayatın önemli meselelerini akıl edemeyecektim.
M.Ç.- Ehe... ehe...
G.A.- Yaa, şuradaki torbayı unutmuşum. Ver bakayım onu..
M.Ç.- (Arka koltuktaki plastik torbayı alıp uzatıyor) Bu ne abi? Biraları almışsın..
G.A.- Sence bir sakıncası yok değil mi?
M.Ç.- Abi ne diye içersiniz şunu anlamam...
G.A.- Sen sevmiyorsun ha?
M.Ç.- Bira içeceğime kendi sidiğimi içerim, aynı şey...
G.A.- Hadi ya? O kadar iğrendin demek..
M.Ç.- Hiç içmedim ki...
G.A.- O zaman tadını nereden biliyorsun oğlum? Hani neredeyse 'Eşek hoşaftan ne anlar?' dedirteceksin bana
M.Ç.- Abi, bir kutu bira kaç liradır?
G.A.- Mehmet'çiğim ben gidiyorum. Akşama görüşürüz, hadi sana kolay gelsin.
|