ANA SAYFA
| ![]() Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
Valla size imreniyorum! İyi ki de varsınız, canlarım benim! Ama sizin işiniz de çok zor yahu! Önüne gelenin INTERNET'te saçmalamasına katlanacaksınız. Sanki bu yetmiyormuş gibi, 'avam espriler ve iğrenç benzetmeler' yaparak 'cahilliğini' ortaya koyan adamlara laf yetiştirmeye çalışacaksınız. Kim ki onlar? Nelerine güvenerek anlamadıkları şeyler hakkında yorum yapıyorlar?
Sizin gibi duyarlı ve anlayışlı insanlar olmasa biz sıradan ölümlüler hayatımızı nasıl sürdürebilirdik ki? (Düşünmek bile istemiyorum!)
Ve de mizahın en kralını yapıyorsunuz vallahi! Cem Yılmaz sizin yanınızda halt etmiş..
Bana daha önce hödük (güzide basınımızın çok değerli bir köşe yazarı tarafından) ve öküz (edebiyat dünyamızın yıldızı yakında parlayacak ve gözleri kamaştıracak üstün yetenekli bir yazarı tarafından) dendiği olmuştur.
Gurur duyarım! Ortaokulda basketbol oynarken bir salon dolusu seyircinin bana AYI! diye bağırdığı bile vakidir.
Ama bana cahil diyen güzel insanlar karşısında apışıp kalıyorum gerçekten.
Gramer yanlışı yapmadan iki cümleyi ardarda dizmekten aciz, hatta kendi adını bile yazamayan ama buna rağmen benim sinema yazılarıma bakarak bana cahil sıfatını yakıştıran güzel insanlar... Lafım size: Gözlerimi yaşartıyorsunuz!
Yani sizin şu absürt mizah anlayışınızın yüzde birine sahip olmak için neler vermezdim. Süper kaliteli ve güzel yazılar yazardım o zaman.
Aslında kamuya açık yerlerde yazı yazarken olabildiğince makul ve mutedil olmaya çalışıyorum. Mail listemde hasbelkader adresi bulunan talihsiz arkadaşlar, benden gelen mailleri 'filtresiz' okudukları için benim asıl üslubumu ve dedikoduculuğumu iyi bilirler.
Mesela Hatice'ye bir sorun da anlatsın, küfür yazarken isim tamlamalarını ve geçişli fiileri nasıl kullanıyorum.
Adanalı dostum Haldun'a "Oha! Oğlum sen var ya, kesin manyaksın..." dedirtmek kolay iş midir sanıyorsunuz?
Bizim Tuba'ya kulak verecek olsanız hakkımda öyle şeyler anlatır ki, benim gibi bir adamın nasıl olup da tımarhaneye kapatılmak yerine sokaklarda dolaşmasına izin verildiğine şaşabilirsiniz.
Garibim Nihal, Büyükada'da Aya Yorgi tepesine çıkarken benim nasıl matrix olduğuma bizzat şahittir.
Neyse, bu kadar reklam yeter. Benim gibi 'cahil' ve 'iğrenç' adamlar, anlamadıkları şeylerden cahil cahil bahsedip 'duyarlı ve güzel' insanları üzmeseler daha iyi olur.
En iyisi ben size 62'den nasıl tavşan yapılır onu anlatayım:
Önce kağıda büyükçe bir 62 çiziyoruz. (Bkz. Yandaki şekil)
Sonra gerekli ilaveleri yapıyoruz
İşte karşınızda bir tavşan!
62'den bu şekle nasıl geçtik?
Eee, onu da siz bileceksiniz artık!
Benim gibi cahillerin elinden ancak bu kadarı geliyor.
|