Elalem teknoloji icad eder, biz teknolojik zırtapozluk icad ederiz.
Bu ceptelefonu işinin de iyice suyu çıktı. Mesela diyelim bir şarkı çalıyor, siz hangi şarkı olduğunu bilemediniz mi? Hemen ceptelefonuna dinletiyorsunuz, şak diye cevap geliyor: Koonyalım yürrrü!
Veyahut elaleme ne kadar dandirik bir adam olduğunuzu göstermek mi icap etti? Langada lungada bir şey yapıyorsunuz, artık nasıl oluyorsa, sizi arayan falanca kişi "Yaş mı da kuru mu hava durumu?" şarkısını dinlerken, bir diğer şahıs veya eski manita "Tuttun mu üçün birini?" şeklinde bir tekerleme dinliyor.
Yani bizim millet zaten ceptelefonuyla kafayı yemiş. "Daha da ne gibi bir denyoluk bulsak da milleti keriz yerine koysak?" diye düşünen ceptelefonu şebekeleri (yoksa telefon şebekleri mi demek lazım?) hababam yeni hırtoluklar çıkarıyorlar.
Bakın söylüyorum:
Bu tür şaklabanlıklara meyletmek delikanlıyı fena halde bozar!
Ha orası da doğru, telefon şebekeleri yeni bir zırtapozluk çıkarmasa bile bizim millet gene fittiri foktan işler yapmanın yolunu bulur. Netekim buluyor zaten.
Mesela yeni bir cins kevaşe takımı türedi, telefonunuzu çaldırıp hemen kapatıyorlar. Veyahut tanımadığınız bir numaradan sizi arıyorlar, telefonu açıyorsunuz: "Sayın abonemiz bu bir ödemeli aramadır. Kabul ediyorsanız şöyle şeyttirin.." şeklinde bir anons.
Bir kısım yeni yetmeler veya evde kalmış kızlar bu yolla kendilerine eğlencelik arıyorlar herhalde. Allah onlara akıl fikir versin! Parasını biz verelim, soytarılığı onlar yapsın. Oh ne ala memleket! (Buna olanak veren telefon şebeklerine de YUH OLSUN ayrıca)
Yanlış işler bunlar.. Yanlış numaralar...
Geçen gün önemli bir görüşmenin tam orta yerindeyiz. Müşteriye bir fiyat çekme durumu var. Aynı zamanda başka bir yerden de telefon bekliyorum, stok durumunu bilelim diye.
Dittiri dit dit! telefon. Tanımadığım bir numara. Ben davranıncaya kadar kapattı telefonu. Kasket Celal deriz, bir arkadaşımız var yanımızda.
Abi, dedi şimdi şöyle bir olay çıktı. Aha bu seni arayan numarayı bilmem kaç numaraya e-se-mes şeklinde gönderiyorsun, anında sana geliyor istihbarat. Görüyorsun kimdir seni arayan..
Oradan baktık ki beni arayan şahıs Yeşim Ö. diye biri. Kim ulan bu Yeşim? (Tam adını ve telefon numarasını buradan yazıp cümle aleme rezil etmek vardı şimdi ama delikanlılığa sığmaz.)
Ben de biraz sinirlendim ama!
Çevirdim numarayı, açtı kevaşe. Dedim Yeşim hanımı arıyorum. "Siz kimsiniz?" diyor bana.
Az önce beni aradınız ya, o yüzden arıyorum dedim.
Kim olduğunu öğrenmişim ya, havası uçtu bunun. Muhtemelen evde kalmış bir kız kurusu.
"Numaramı nereden buldun? Bak bu numara emniyet tarafından dinleniyor.." diye ciyak ciyak bağırıyor çaçaron. Demin sen beni rahatsız ederken iyiydi değil mi? Feminis midir, manyak mıdır nedir? Böyle yalanlarla bizi kandıracak.
Emniyet beni yakından tanır, dedim. Ama o sizin dediğiniz fiyatı vermem. Sosyete Suzan bile 75 milyona komple muamele yapıyor. Yeni parayla 75 ye-te-le, anladın mı? Böyleyken sen neyine güvenip benden 100 dolar istiyorsun?
Benim böyle dememle kudurdu kevaşe..
Yahu biz depodaki kereste miktarına göre müşteriye fiyat çekeceğiz, elin kokoniçası kuş kadar beyniyle bize mavra yapmaya kalkıyor.
Altında mı kalacaktı delikanlı?
"Senin numaranı tespit ettireceğim..." diye höykürüyor kartoloz.
Dedim numaram şudur, adresim budur. Adım Sebahattin. İstersen anlat merkeze, ama sonra rezil olursun herkese..
Zırlaya zırlaya telefonu kapattı.
Madem çapın yetmiyor delikanlıya laf etmeye,
ne demeye kalkarsın telefonda carcar ötmeye?
Dedim ya, yanlış işler bunlar.. Yanlış numaralar...