EŞYANIN TABİATI
Eşyanın tabiatı diye bir mevhum mevcuttur. Bunu işittiğinizde eğer aklınıza 'mobilyaların hangi keresteden yapıldığı' veya 'koltukların ne cins kumaşla kaplandığı'ndan başka bir şey gelmiyorsa, müktesebatınız pek bir aciz manasına gelir.
"Eşyanın tabiatı gereği.." veya "eşyanın tabiatına ters.." gibi ifadeler, objelerin mülahazasını ve husule gelme gayesini işaret eder. Sebep ve neticenin alakasına dair hükümde bulunur.
Misal, suya düşen bir nesne ıslanır. Islanmak, suya maruz kalmaktan husule gelir. Hal böyleyken "Bu ne biçim su? Gömleğime dökülünce gömleğimi ıslattı.." gibi bir cümle kurarsanız, herkes size güler.
Niçün?
Eşyanın tabiatı gereği su 'ıslatacaktır' da ondan. Suyun mülahazası bunu icap eder.
Mesela aynı şekilde "Hem horoz olsun, hem de yumurtlasın" derseniz, olmaz o! Eşyanın tabiatına terstir.
Neden?
Ama hem sabahları sizi öterek uyandırsın hem de yumurtlasın istiyorsanız, o vakit tavuk veya horozla mesainiz olmaz. Bir kadınla izdivacınız iktiza eder ki hem yumurtlasın hem de sabahları sizi uyandırsın.
Haah haah haa, pek hoş bir latife oldu doğrusu...
Pekiyi bunca lakırdının maksadı nedir?
Kat'iyyen reddettim.
Vakıa epey bir vakittir tek başıma yaşamaktayım velakin askeri idadideki leyli meccani senelerimden beri ben kendime kifayet etmeyi talim ve terbiye etmiş vaziyetteyim. Bilahare, artık yaşımız kemale ermiş olduğundan galat, bir hanımla bir bey arasındaki sair münasebetlerin ihtiyacı içersinde de değilim.
İşbu halde bir hanımın bana ne faidesi olabilir ki, tekaüt maaşıma tebelleş olmaktan gayri? Bu saatten sonra benim izdivacım eşyanın tabiatına ters olur.
Bu keyfiyeti aynen ve böyle sahih kelimelerle ifade ettim. İkna olduklarını ümid ediyorum, efendim. Akabinde oturup bunları şifahi olmaktan ziyade kaydi şerh düşme kararına vardım.
Dimağınız berrak, vicdanınız müsterih olsun aziz okurlarım.
|