New Orleans dolaylarından derlenen 'The House of the Rising Sun' adlı bir Amerikan türküsü vardır.
(Bu şarkıyı biliyorsanız ne ala.. Bilmiyorsanız ben ne yapayım? KRAL TV izlemeye devam edin siz. Arada SMS atmayı da unutmayın sakın!)
Melodisinin bir İngiliz folk baladından alındığı söylense de, Kentucky'li Georgia Turner ve Bert Martin tarafından yazılan orijinal sözlerde anlatılan şudur:
Yoksul bir ailenin kızı, annesinin sözünü dinlemeyip, bir nevi 'özgür kız' olma hayalleriyle, kumarbaz ve hayta sevgilisinin peşinden yollara düşmüş ve sonuçta kendini New Orleans'ta bir genelevde sermaye olarak bulmuştur. (Bkz. Yandaki sözler)
Şarkının bilinen ilk kaydı 1930'ların başında yapılmış olup o tarihlerde Rising Sun deyimi genelevleri tanımlamak için kullanılıyordu.
Çünkü New Orleans civarındaki genelevlerin kapıları üzerinde "doğmakta olan bir güneş" amblemi bulunurdu. Bu amblem, o evin bir 'genelev' olduğunu belirtirdi.
Bu bilgiyi de Amerikan folklor araştırmacısı Alan Lomax'ın
Our Singing Country adlı eserinden öğreniyoruz.
Bu popüler folk şarkısını söyleyenler arasında kimler yoktu ki?
Woody Guthrie, Joan Baez, Bob Dylan, Pink Floyd, Dolly Parton...
THE HOUSE OF THE RISING SUN (Orijinal Sözler)
There is a house in New Orleans
They call the Rising Sun.
It's been the ruin of many a poor girl,
And me, O God, for one.
If I had listened what Mamma said,
I'd 'a' been at home today.
Being so young and foolish, poor boy,
Let a rambler lead me astray.
Go tell my baby sister
Never do like I have done
to shun that house in New Orleans
They call the Rising Sun.
My mother she's a tailor;
She sold those new blue jeans
My sweetheart, he's a drunkard, Lord, Lord
Drinks down in New Orleans.
The only thing a drunkard needs
Is a suitcase and a trunk.
The only time he's satisfied
Is when he's on a drunk.
Fills his glasses to the brim,
Passes them around
Only pleasure he gets out of life
Is hoboin' from town to town.
One foot is on the platform
And the other one on the train.
I'm going back to New Orleans
To wear that ball and chain.
Going back to New Orleans,
My race is almost run.
Going back to spend the rest of my days
Beneath that Rising Sun.
THE HOUSE OF THE RISING SUN (The Animals Versiyonu)
There is a house in New Orleans.
They call the Rising Sun.
And it's been the ruin of many young poor boys
And God, I know I'm one.
My mother was a tailor
She sewed my new bluejeans
My father was a gamblin' man
Down in New Orleans.
Now the only thing a gambler needs
Is a suitcase and a trunk
And the only time he's satisfied
Is when he's all drunk.
Oh mother tell your children
Not to do what I have done
To spend their life in sin and misery
In the house of the Rising Sun.
With one foot on the platform
The other foot on the train
I'm going back to New Orleans
To wear that ball and chain
Well, there is a house in New Orleans
They call the Rising Sun
And it's been the ruin of many young poor boys
And God, I know I'm one.
Bob Dylan bu şarkıyı 1962'de plağa kaydetmişti ama iki yıl sonra İngiliz grubu THE ANIMALS 1964'te kendi yorumuyla şarkıyı seslendirdiğinde
The House of the Rising Sun şarkısının en çok tanınan versiyonu ortaya çıkmış oldu.
The Animals grubunun 1964'te seslendirdiği bu versiyon, gelmiş geçmiş en iyi rock parçalarından biri sayılır. The Animals grubunun başarısından sonra Bob Dylan bir daha bu şarkıyı seslendirmedi.
Bu versiyonda şarkının sözleri değişti.
Kumarbaz babasının yolundan giden bir genç, anaevini ziyaretini tamamlamış, New Orleans'a dönmek için trene binmektedir. Bu sırada
"Anne, söyle çocuklarına, benim yaptığımı yapmasınlar sakın.." diye seslenir.
Evet ama, şarkının orijinal versiyonunu bilmeyen birinin aklına takılmaz mı, nedir bu 'The House of the Rising Sun'ın anlamı?
Ben de o 'birilerinin' işine yarar belki diye oturdum yazdım bunları işte..