ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
Şarkılar ve Öyküleri
Nostaljinin Sesi Blog
Müzik ve Ötesi Not Defteri
Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

20. Sanat Yılı

Zeki Müren

Gülden Karaböcek

Gökben

Nil Burak - Tatlı Tatlı

Sezen Aksu - SERÇE

Ferdi Tayfur

Kibariye - Kimbilir

Charles Aznavour'dan

Al Bano-Romina Power

Charles Aznavour'dan

Al Bano-Romina Power

Ajda Pekkan 1969

Oktay TEKCAN logo
CHRIS DE BURGH: THE TRAVELLER

Chris de Burgh Fransızların chanteur dedikleri tarzda bir şarkıcı. Buna bazıları art-rock diyorlar.

Her şarkısı ayrı bir hikaye anlatır. Kimi zaman romantik bir aşk hikayesi (mesela A Rainy Night in Paris) kimi zaman mistik bir masal (The Girl with April in her eyes, the Feather) bazen fantastik bir öykü (The Risen Lord, Getaway) bazen tarihsel bir olay (The Crusader) ve bazen de bir korku hikayesi (Spanish Train)


CHRIS DE BURGH VİDEOLARI
Chris de Burgh: Chris de Burgh (1982)
Chris de Burgh: Chris de Burgh (1977)

Chris de Burgh, 15 Ekim 1948'de Arjantin'de dünyaya geldi.
Aman yanlış olmasın, kendisi Arjantinli değildir. İngiliz bir anneyle İngiliz bir babadan doğmuştur. İstanbul'da verdiği bir röportajda, ailesinin köklerinin Aslan Yürekli Richard'a kadar uzandığını söylemişti hazret.

Babasının işi nedeniyle Malta, Nijerya, Zaire gibi ülkelerde yaşamış, daha sonra ailesiyle birlikte İrlanda'ya yerleşmiştir.

Annesiyle babasının İrlanda'ya yerleşmesinin ardından otel olarak işletmeye başladıkları 12. Yüzyıldan kalma bir şatoda gitar çalmayı öğrendi ve müzisyenliği kariyer olarak seçmeden önce orada konuklara yüzlerce amatör konser verdi.

Dublin'deki Trinity College'in Fransızca ve İngilizce bölümlerini bitirdi.

Mezun olunca bir de bakıyor ki, iş bulup çalışması lazım. (Hayatın gerçekleri)

Şarkıcılığa başlaması bu yüzdendir.

Gerçek bir orkestrayla küçük bir müzikholde sahne almadan önce epeyce bir zaman hamburger restoranı, kuaför salonu gibi yerlerde şarkı söyledi.

Bu işi kıvırabileceğini aklı kesince Londra'ya gitti ve kendisine plak yapacak bir şirket aramaya koyuldu. 1974'te A&M Records şirketiyle anlaşma imzaladığında, plak şirketi arayışı iki yılı geçmişti.

Kıta Avrupası ve Güney Amerika ülkeleri dışında Chris de Burgh'ün pek de takdir edildiği söylenemez. 1986 tarihli Flying Colours albümüne kadar, Amerika'da pek tanınmıyordu zaten. Bu albümün klasikleşmiş baladı Lady in Red, Amerika listelerinde belli bir başarı elde etmiş ve 1988 tarihli Into the Light albümü İngiliz listelerinde şöyle bir boy göstermişti. Ama Amerikan ve İngiliz müzikseverler Chris de Burgh'ü pek de sevemediler.


Bu şarkı A GLIMPSE OF CHRIS DE BURGH CD'sinde yer almaktadır.

Chris de Burgh'un Traveller şarkısı Türkiye'de Orijinal Aksu Müziği diye de bilinir. 1980 tarihli Eastern Wind albümünde yer alır. Konumuz kovboylar devrinde geçmektedir.

Gizemli bir yolcu kasabaya gelir ve bara girer. Eski bir davanın intikamını almak için geldiğini ve istediğini almadan gitmeyeceğini anlarız...

THE TRAVELLER

In from the coast, riding like the wind and racing the moon,
Shadows on the road, dancing and a-weaving like a crazy fool.
A horseman is coming, death in his heart,for a rendezvous,
And where the traveller goes, nobody knows,
Where the traveller goes, nobody knows....

Sahil taraflarından, rüzgar gibi ata binerek ve adeta Ay'la yarışarak bir adam gelmektedir. Adamın ayışığından yola vuran gölgesi sanki çılgınca dans etmektedir. Gelen atlının kalbinde ölüm vardır ve bir randevuya yetişmektedir. Kimse bu yolcunun nereden gelip nereye gitmekte olduğunu bilmez.

A candle in the night, fear on every face when he goes inside,
"Maybe he's on the run,"
Get back from the bar, a stranger in town is a dangerous sight,
"Maybe he's got a gun,"
"Bring a bottle of whisky landlord, I want to talk for a while,"
And where the traveller goes, a cold wind blows,
Where the traveller goes, a cold wind blows

Tıpkı karanlıkta bir mum gibidir, o içeri girdiğinde yüzlerdeki korkuyu seçeriz. (Adam kaçak mıdır yoksa?) Hey, geri çekilin bardan, bilmiyor musunuz ki kasabada bir yabancı aslında tehlikeli bir manzaradır.
Adam barmenden bir şişe viski ister.. Konuşacağı şeyler vardır. Bu adamın gittiği yerde soğuk bir rüzgar esmektedir.

There is something in his eyes, something in his hands,
You can almost smell his revenge,
And whoever he is after, it will be disaster,
This man is gonna take him to the very end..

Adamın gözlerinde bir şeyler vardır, ellerinde bir şeyler.. Adamın intikamını adeta koklayabiliyorsun. Ve bu adam her kimin peşindeyse, sonu felaket olacak.. Bu adam onu en sonuna kadar götürecektir.

Well the landlord he trembled
Staring at a face he'd seen somewhere before,
"You laid him in the ground,"
Suddenly remembered a killing, yes a murder many years before,
"'T was you that shot him down,"
He said to a boy
Saddle me the black, I'll meet you down below,
With this man I must talk, with this traveller I'll go,
With this man I must talk, yes with him I must go

Barmen titremektedir, daha önce bir yerlerde görmüş olduğu yüze bakarken. (Buradan da anlıyoruz ki, aslında bu adam daha önce buralarda görünmüştü - ah sen onu yere sermiştin.) Barmende birden jeton düşer, evet.. uzun yıllar önce işlenen bir cinayet (evet, sendin onu vuran)
Adamımız oradaki küçük bir çocuğa döner ve
"Bana siyahı (atı) eğerle.. seninle aşağıda buluşacağım.." der.

Ve sürpriz.. aradığı adamı bulmuştur: Chris de Burgh'tür bu adam!
"Bu adamla konuşmalıyım, ben bu yolcuyla gideceğim...
Bu adamla konuşmam gerek, evet onunla gitmem gerek.."

There is something in his eyes, something in his hands,
I can almost smell his revenge,
And it's me that he's after, it will be disaster,
This man is gonna take me to the very end,"
And they were never seen again!

Gözlerinde bir şeyler var, ellerinde bir şeyler. Adeta kokusunu alıyorum adamın intikamının. Ve peşinde olduğu adam BENİM.. Ooh, bu bir felaket olacak...

(İntikam almak istediği adam ve esrarengiz yolcu) bardan çıkarlar ve bir daha kimse o ikisini görmez...

Şarkının finalinde saksofonla gitarın karşılıklı düeti, esrarengiz yolcuyla adamımız arasındaki hesaplaşmayı mı anlatmaktadır yoksa? Kimbilir...


Bu şarkı A GLIMPSE OF CHRIS DE BURGH CD'sinde yer almaktadır.

  YAŞAM
Memleketi Edi ile Büdü
Koskoca Eşek
İş Görüşmelerinizi
  SİNEMA
Unutulmaz Kung Fu
Tüm Zamanların En İyi
Alem Sana Hayran:
  EDEBİYAT
Blog Yazarken Aklınızı Serbest Bırakın
Eleştiri Niçin Gerekli?
Liderlik ve Karizma
  MÜZİK
California Dreamin'
Chris de Burgh
Balkan Sendromu
  CİNSELLİK
Koca Arayan Kadınlara
Sanal Pezevenk
İnsan Neden Evlenir?
  VİDEO

Emmanuelle (1974)

Barbra Streisand
Ferdi Özbeğen: Piyanist

Nilüfer: Kar Taneleri

Dire Straits (1985)

STING: Fragile (1987)

Banu: Gözlerin (1982)

Ferdi Tayfur

Kibariye - Kimbilir

Hoş Sada

Başrolde Emel Sayın

Samime Sanay

Neşe Karaböcek

Arif Susam

Ümit Besen

The Best of MFÖ