|
ERIC CLAPTON: LAYLA
1960'ların sonuna doğru Londra ve New York duvarlarında en çok rastlanan grafiti "Clapton is God" diyordu. Neredeyse kırk yıldır Eric Clapton hayranlarını peşinden sürüklüyor. Düşünün ki, hayranların büyük bir kısmı o grafitiler yazıldığında daha doğmamıştı bile.
Çalkantılı müzik kariyeri olağanüstü kişisel zorluklar ve trajediler arasında akıp giderken, Eric kendi müziğinin duygusal gerçekliğinde bazen alkolden veya uyuşturucudan kaçış, bazen de ters giden kişisel ilişkilerinden veya sevdiklerinin ölümünden duyduğu acılardan kurtuluşu aradı.
Eric, anneanne ve dedesini kendi anababası ve gerçek annesini de kızkardeşi sanıyordu. Gayrimeşru bir çocuk olmanın zorluklarını yaşamaması için ona böyle söylenmişti. Gerçeği öğrendiğinde dokuz yaşındaydı.
Sonradan gerçek annesiyle tanıştıktan sonra da ilişkileri abla kardeş gibi devam etti.
Freud'vari bir açıdan ilginç olabilecek bir saptama: Bizzat kendisinin bir röportajda söylediği gibi, annesinden (ve belki de onun şahsında bütün kadınlardan) intikam almak için Eric Clapton hayatı boyunca 1000'den (yazıyla BİN) fazla kadınla birlikte oldu.
LAYLA şarkısının adı Leyla ile Mecnun hikayesinden alınmadır.
Eric Clapton yakın arkadaşı ve Beatles üyesi George Harrison'ın karısı Patti Boyd Harrison'a aşık olmuştu. O sıralarda eroin batağına iyice batmış olduğunu ve kısa bir süre sonra rehabilitasyona girip iki yıl kadar sahnelerden çekilecegini not edelim. Bu arada meraklısı için bir de küçük not: Patti ve Eric daha sonra 1979'da evlendiler ve 1988'de boşandılar. Acılı aşkların ve uzun bekleyişlerin ardından gelen kavuşmalar da hayalkırıklığına dönüşebiliyormuş demek ki.
Eric Clapton 1988'deki bir BBC röportajında Layla şarkısı hakkında şöyle demişti: "Dürüst olmak gerekirse, bir şarkı olarak pek de bir özelliği olduğunu sanmıyorum. Yani bir yapısı ve melodisi var tabii ama 1960'ların sonlarında ortaya çıkan gruplar, o zamanlar yapılan müziğin değişmekte oluşu, o zamanlar yaşanan hayat öyküleri, bilirsiniz işte, ben, George ve Patti'yi düşünecek olursanız, bu şarkının da kendine özgü bir hayatı var işte.." Unplugged albümünde Eric Clapton bu şarkıya yeni bir tarz ve soluk getirdi. Haziran 1993 tarihli bir röportajda ise bu yeni versiyonu anlatırken
|