Herkesin kuzu kuzu kabullendiği, "Aman bana ne, ben mi kurtaracağım memleketi?" diye kayıtsız kaldığı şeyleri eleştirdikçe "deli" diyorlar bana..
"İşim gücüm yok muymuş? Düzen böyleymiş.. Halk bunu istiyormuş, buna layıkmış.. Ben niye boşuna çenemi, klavyemi ve beynimi yorup, asabımı bozuyormuşum? Deli miymişim?."
Bakın size bir fıkra:
Adamın biri arabasıyla tımarhanenin önünden geçerken tekeri patlamış. Adam arabadan inerek krikoyu almış ve arabanın altına takmış. Patlamış tekerleği yedeğiyle değiştirmek üzere, bijonları söküp jant kapağının içine koymuş. Tam bagajdan yedek tekerleği almaya gittiği anda, yanından süratle geçen bir araba jant kapağına çarpmış ve bijonlar yolun kenarındaki ızgaradan içeriye yuvarlanmış.
Adam, yedek lastiği nasıl takacağını kara kara düşünürken, tımarhanedeki delilerden biri dayanamamış, camı açmış ve: "Kardeşim, diğer tekerleklerden birer bijon sök, üç bijonla tamirciye kadar idare edersin" demiş.. Adam deliye: "Vallahi bravo. Nasıl akıl ettin bunu?" diye sorunca, deli cevabı yapıştırmış: "Ben deliyim, aptal değil!"
Evet ben de deliyim. Bu ülkede olan bitenler insanı ya aptallaştırıyor ya da deli ediyor. Ben ikinci yolu seçtim.
Nasıl delirmeyeyim?
İstanbul'daki bir camiinin imamı CD çıkarmış! Ney çalmış, ilahi söylemiş.. Yetinmemiş, İngilizce hutbe bile okumuş.
Ben de tutup, pop-star olmak için üstünü başını paralayan gençlere kızıyorum.
Meşhur olma merakı imamları bile sardıysa, cemaat ne yapsın?
Şimdi diyeceksiniz ki "Memlekette hürriyet yok mu? Canı isteyen CD çıkarır, keyfi gelen ney üfler.. Kim ne karışır?"
Çıkarır çıkarmasına da, bunu satmak için "Ben aslında çok modern bir imamım.." deyip camide çekilmiş sarıklı pozlarıyla medyaya poz verirse, meşhur olmak için sanatını değil İMAMLIĞINI kullanıyor demektir.
Hem İngilizce hutbe okumak da ne demek oluyor? Cat Stevens'a nazire mi yapıyoruz?
Din adamları popstar olmaya özenirse, medyatik şahsiyetler de tarikat kurmaya kalkar tabii. Ne şaşıyorsunuz? Malum laftır: İmam yellenirse, cemaat yestehlenir...
Hatırlarsınız, bir zamanlar Bülent Ersoy ezan okumaya kalkmış, din adamları da ayaklanmıştı.. Şimdi olan nedir peki?
Uhreviyat telkin etmesi gereken imamlar, dünyevi zevklerin, paranın ve şöhretin peşinden koşturuyor ve bunun için bir de üstüne üstlük 'İmam' kimliğini ön plana çıkarıyorsa.... artık ipin ucu kaçmış demektir.
Bu ülkede gerçek hayatın kendisi, her türlü mizahı ve espiriyi aşıyor..
Gülmek için tiyatroya, sinemaya ya da sirke gitmenize gerek yok! Güncel haberleri takip etmeniz yeterli.. Ortalık sirk maymunundan geçilmiyor nasılsa..