'Okullu kız' imajı bir zamanlar daha masum bir romantizmi simgeliyordu herhalde?.. Minibüs şoförleri, dikiz aynalarına 'liselim' falan yazarlardı. G.O.R.A. filminde Arif (Cem Yılmaz) Ceku'yla ilk dialoga girdiğinde de "Okuyor musunuz? Kaçıncı sınıfa gidiyorsunuz?" demiyor muydu?
Okullu kız imajının simgelediği romantizm, erkek milletinin liseli kızlara duyduğu ilgideki PEDOFİL yanları gizlemek için icad edilmiş olabilir mi?
"Aah ah, lisede benim de bir sevdiğim vardı.. O geldi şimdi aklıma.." ayaklarına yatıp liseli kızın bacaklarını dikizlemek eylemine romantik kılıf uydurmak gibi?..
Bu School Girl Fantasy olayı yalnızca Türklere özgü bir şey değil. Uzak Doğu'dan Avrupa ve Amerika'ya kadar uzanıyor.
Kill Bill filminin birincisinde Gogo Yubari diye bir karakter var mesela. Okul üniformasıyla dolaşan on yedi yaşında çılgın ve zalim bir katil.
Quentin Tarantino'nun bu karakteri hangi nedenlerden ötürü filme soktuğunu siz düşünün artık.
Japonların bu konudaki sicili oldukça karanlık, o kadarını eminim siz de duymuşsunuzdur.
Biz dönelim lise aşklarına...
Yıldırım Gürses'in Liseli Kız diye bir şarkısı vardı hani: Bir liseli esmer kız, gözleri yıldız yıldız..
Okullu kız romantizminin Türk popunda TOP yaptığı şarkı da tabii ki Alpay'ın Eylül'de Gel şarkısıdır.
Rahmetli Fecri Ebcioğlu o şarkının sözlerini yazarken ne düşünüyordu tam bilmiyorum ama, SEALED WITH A KISS şarkısının temasından etkilenmiş olabileceği aklıma geliyor.
* * *
'Sealed with a Kiss' şarkısını ilk olarak 1962'de Brian Hyland seslendirdi. Daha sonra Gary Lewis & The Playboys'tan Jason Donovan'a kadar pek çok ses bu şarkıya hayat verdi.
EYLÜLDE GEL
Tatil geldiği zaman ağlarım ben inan
Gidiyorsun işte arkana bakmadan
Nasıl geçer bu yaz, ne olur bana yaz
Sen, sen, sen, sen bir ömre bedel
Yok, yok, yok, gitme gitme gel
Eylülde gel
Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz
Geçtim o yoldan dün, içim doldu hüzün
Yapraklar solarken, adını anarken
Bekletme ne olur, gelmek zamanı gel
Sen, sen, sen, sen bir ömre bedel
Yok, yok, yok, gitme gitme gel
Eylülde gel
Eylülde gel
Eylülde okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim, gireyim koluna
Görenler
'Dönmüş, hem de mutlu' diyecekler
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi
Yaprak dökecekler
SEALED WITH A KISS
Though we've got to say good-bye
For the summer
Darling, I promise you this
I'll send you all my love
Everyday in a letter
Sealed with a kiss
Yes it's gonna be cold, lonely summer
But I'll fill the emptiness
I'll send you all my dreams
Everyday in a letter
Sealed with a kiss
I'll see you in the sunlight
I'll hear your voice everywhere
I'll run to tenderly hold you
But, Darlin' you won't be there
I don't wanna say good-bye
For the summer
Knowing the love we'll miss
Let us make a pledge
To meet in September
And seal it with a kiss
Sealed with a kiss
Okul bitip yaz tatili gelince, uzun ve zalim bir dönem başlar.
Sonbaharda okullar tekrar açılıp da sevgiliye kavuşuluncaya kadar geçen sürede, her gün aşk mektupları yazma temennisi dile getirilir.
Peki gerçekten öyle olur mu?
Valla orası biraz tartışmalı...
'Yaz aşkları' konusunu gerekirse başka bir yazıda irdeleriz.
Ama siz de insaf edin biraz, sevenler ayrılırken tabii ki hüzün olacak.
Okul aşkınızdan ayrılırken de, tatilde tanışacağınız öteki aşkınızdan ayrılırken de...
Birisi yaz başında, öteki yaz sonunda.. Aradaki tek fark bu!
Engin ve derin bir vecizeyle yazımı noktalıyorum (az önce uydurdum):
"Lise aşkları, lise defteri gibidir. Sayfaları bitmese bile gelecek öğretim yılında yenisine başlarsınız.."