| ![]() Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
Bilmiyorum sağda solda gözünüze çarptı veya kulağınıza çalındı mı, erkek cinsinin genetik yapısı hakkında bir takım yeni teoriler ortaya konuyor.
Y kromozomunun aslında yapısal bir bozukluk içerdiği ve evrim sürecinde erkek cinsinin aslında gelişimini tamamlamamış bir format olduğunu iddia ediyor bu teoriler.
Mesela bkz: Koyunların klonlanması hadisesinden çok önce (seksenli yılların başıydı, yanılmıyorsam) laboratuar ortamında kadın yumurtasını spermsiz döllemeyi başarmışlardı.
Bu ne demek? İnsan neslinin devamı için artık teorik olarak erkek cinsine ihtiyaç kalmadı demek.
XX kromozomlarına sahip yumurtanın mayoz bölünmesini takip eden süreçte herhangi bir Y kromozomu devreye girmediği için, bu tarz üremenin sonucunda bebek mutlaka kız oluyor.
Gerçi bilimadamları erkek cinsinin bu gezegenden tamamen yok olmasından önce binlerce yıl geçeceğini söylüyorlar. Ama sayılı gün çabuk geçer.
İnsanın kendisini 'lüzumsuz, yararsız ve kesinlikle vazgeçilebilir' olarak düşünmesi çok acı verici. Ölüm kavramıyla halleşebilmek için zaten bir ömür yetmezmiş gibi, birileri çıkıp "Siz aslında genetik bir hatasınız. Artık devamınıza gerek kalmadı. Hadi ortadan yok olun!" dediğinde herhalde kendinizi iyi hissedecek değilsiniz.
(Hanımlara ipucu: Bugünlerde erkek milleti kendini kötü ve yararsız hissediyorsa, sebebi bu olabilir)
Düşünsenize: 'Bir erkek tarafından şımartılmayan ve istekleri yerine getirilmeyen' bir gezegen dolusu kadın! Ortaya çıkacak negatif dalgaların boyutu hakkında bir fikir edinmek isterseniz, kadın bir yöneticiyle çalışmak zorunda kaldığınız durumları düşünün. Erkek olmayan işyerlerindeki kıskançlık, haset ve kapris dolu durumları gözünüzün önüne getirin.
Öyle bir durumun ne kadar sıkıcı ve korkunç olacağını kavramaya biz erkeklerin hayalgücü yetmez. Üniversitede kızlar yurdunda kalmış hanımlar bunu bilirler ama!..
Erkeksiz bir dünyada mizah duygusunun külliyen ortadan kalkacak olması bir yana, yirmi sekiz günde bir periyodik olarak yaşanacak asabiyeti ve vahşeti buna ekleyin.
Dünyanın bu haliyle zaten olabildiğince tatsız-tuzsuz, asabi ve vahşi olduğunu, durumun bundan daha kötü olmayacağını iddia edecek arkadaşlara notum şöyle: On sene sonra, kısmet olursa, oturur gene bu konuları tartışırız. Gidişatın bugünkünden daha iyiye olduğu yönündeki izlenimlerinizi o zaman da dinlemek isterim.
Ne demişler? İyimser, mümkün olan en iyi dünyada yaşadığımızı düşünür. Kötümser ise bunun doğru olmasından korkar. İşlerin şimdi olduğundan daha kötü olmayacağını düşündüğünüz her durumda, hayat size gösterecek yeni bir numara hazırlamıştır mutlaka.
Şimdi de iyi habere geçiyorum: O tatsız-tuzsuz, asabi ve vahşi dünya gerçek olduğunda, ben çoktan gitmiş olacağım. Geride kalanlar düşünsün.(Adisin Alper! Yalnız kendini düşünen bir bencilsin, pis adam!)
|