| ![]() Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
Lisede biyoloji dersini boş geçen arkadaşları biraz aydınlatayım diye yazıyorum bu yazıyı.
Doktor ve biyolog arkadaşlar da ukalalığımı mazur görsünler lütfen...
Peki bu iş için bana para ödüyorlar mı?
Bazı hormonların gereğinden fazla veya az salgılanması, insan vücudunda fizyolojik veya psikolojik sorunların ortaya çıkmasına neden olur.
Hormon salgıları düzenli bir insan, ona buna kafasını yormaz. Buna zahmet etmez, gerek duymaz. Herkes gibi düşünmek, herkes gibi konuşmak ve herkes gibi yaşamak ona yeter de artar bile.
Paradoksal bir şekilde bu tiplerin büyük bir çoğunluğu, fikirleri sorulduğunda "kendilerinin diğer insan sürüsünden bariz şekilde ayrıldığını ve kimselere benzemediğini" iddia etmektedir.
Bu kişilere sosyal bilimler literatüründe 'konformist', gazete haberlerinde 'sokaktaki adam' ve günlük konuşmalarda 'vatandaş' diyoruz.
Oysa siz gecenin bir vakti uyanırsınız ve aklınıza takılır:
Bakın bu sorular tehlikeli sorulardır. Sağduyu sahibi adam o sırada öteki tarafına dönüp uykusuna kaldığı yerden devam edendir.
Özellikle serotonin, endorfin, melatonin ve adrenalin hormonlari, psikolojik yapımızı derinden etkiler.
Etkilemek ne kelime? BELİRLER demem lazım.
Kendimizi stresli, bezgin veya tam tersi mutlu ve neşeli hissetmemiz, vücudumuzdaki endorfin seviyesiyle ilgilidir.
Östrojen, androjen, testosteron gibi hormonların düzeyi de kişinin cinsel hayatını etkiler. Ve ayni zamanda kişinin cinsel hayatına bağlı olarak bu hormonların seviyesi düşer veya artar.
Yani nedir?
Dahası da var:
Bu süreçte kronik hale gelecek çeşitli ağrılar ve 'derin ve sürekli depresyon' tehlikesinden hiç bahsetmiyorum.
Erkeklerde testosteron seviyesinin yükselmesi sonucunda oluşabilecek psikosomatik bozukluklar ve libidal enerji kavramının bununla ilgisini açıklayan birşeyler daha yazacaktım ama bu yazı fazla patalojik bir görünüm kazanmaya başladı.
En iyisi teknik detayları uzmanlara bırakalım.
Mesela macera tutkusu da adrenalin bağımlılığından gelir.
Macera 'daha ötelere gidebilmek' demektir. Macerayı arada bir yapılan zıpçıktılık olarak değil de yaşam biçimi olarak ele almışsanız, daha ötelere gidebilmek tutkusu içinize işlemişse, sizin hayatınızı yönlendiren şey adrenalindir.
Durum böyleyse işiniz zor demektir. Çünkü adrenalin bağımlılığının insanın başını sık sık belaya sokma gibi bir yan etkisi olduğu klinik deneylerle kanıtlanmıştır.
Bu kadarına cesareti yetmeyenler, Discovery Channel veya National Geographic'le idare ederler. Onu da yapamayan adamları, ellerinde at yarışı bültenleri veya iddaao kuponlarıyla görürsünüz etrafta.
Hayata biraz da heyecan katmak meselesi işte...
Siz lütfen kendinize iyi bakın, hormon dengenizi sağlam tutun!
|