Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
Her ne kadar sokaktaki PEK ÇOK sıradan adamın hafızası kıt, yanılgıları derin, kültürü zayıf ve bilgisi sığ olsa da
Türkiye'nin kapitalistleşme sürecini ve sermaye birikiminin tarihini yirmi yıldır okur, incelerim. Bu konuda yazılmış binlerce eser, tez; ileri sürülmüş sayısız görüş vardır. Bu görüşlerin kimisi birbiriyle çelişir ama genel anlamda kimsenin itiraz edemeyeceği bazı hususlar da saptanmıştır.
Türkiye'de 1980 sonrası yaratılan sosyo-ekonomik yapıya öyle bir hızla itildik ve kendi alıştığımız sosyo-ekonomik ilkelerimizden öyle bir hızla koparıldık ki, içine girdiğimiz düzeni 'liberalizm' sandığımız yetmiyormuş gibi, liberalizmin de kendi ahlakı ve ilkeleri olabileceğini düşünemedik.
İster beğenin ister beğenmeyin- Müslümanlıkla yoğrulmuş bir kültürden geliyoruz.
O nedenle biz Türkler
Yukarıda bahsettiğim erdemlerimizi de hızla kaybediyoruz aslında. Kapitalistleşme yolunda eski ahlakımızı terkedişimiz hızla devam ediyor ama yerine koyacak yeni ilke ve kurallar bulamadık henüz. Bulabileceğimizden de şüpheliyim, çünkü aramıyoruz. Olması gerektiğini bile düşünmüyoruz...
Sezar'ın hakkı Sezar'a... Değil mi ki burjuvazi kendi işine geldiğinde Protestan ahlakından vaz'eder, medyası da ona çanak tutar (Zenginliğin utanılacak bir şey olmadığını halkın öğrenme zamanı geldi. Bu çağda sermaye düşmanlığı yapmayalım.. vs..vs..) o zaman ben de onlara anladıkları dilde sesleneyim:
Elde ettiklerinizi benimle paylaşmadığınız için sizi kınamıyorum. Ama sakın ola size minnettar kalmamı beklemeyin!
Sizin yaptırdığınız okullarda okumadım, sizden burs veya destek almadım. Bana hiç bir faydanız olmadı.
Ben çaresiz kaldığımda umurunuzda değildi. Ben ölsem üzülmeyeceksiniz.
Borcum ve avanta beklentim olmadığı içindir ki, kimseye yağcılık ve yalakalık yapmama gerek yoktur.
Borsada hisse senedim de olmadığı içindir ki, aman IMKB endeksi düşmesin diye kaygıya kapılıp Türkiye'nin aleyhine olacağı besbelli şeylerin propagandasına girişmem!
Yasalara saygılı, dürüst bir vatandaş olarak doğruları söylerim yalnızca.
İşte o yüzden diyorum ki:
|