ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Millet Uyanıyor mu Ne?
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

ŞAN KONSERİ

Nil Burak - Tatlı Tatlı

Ferdi Tayfur
Alper EĞMİR logo
Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
OKU BABAN GİBİ

Geçen gün ciddi ciddi düşündüm:
Ömrümün geri kalanını yazı yazmadan geçirebilirim.
(Böylesi sizin için ne kadar iyi olurdu, değil mi?)

Ömrümün geri kalanında seks yapmadan yaşamam da mümkün.
(Gerçi bu durum adamı kanırtır herhalde, ama gayret edersem başarabilirim gibi görünüyor. Rekorum dört buçuk ay, ama geliştirmeye çalışıyorum.)

Ama bir şeyler okumadan pek fazla yaşayabileceğimi hiç sanmam.

İyi ki insanlık yazıyı icad etmiş ve iyi ki de kitaplar var! Yoksa hayat benim için gerçekten çok sıkıcı ve çekilmez olacaktı! Düşünsenize, kitapsız insanlarla uğraşmak zorundasınız.
(O cümledeki 'kitapsız' sözcüğünü ister niteleme sıfatı ister zarf tümleci olarak alın. Her durumda BERBAAAT!!)

Elini gazeteye bile sürmeyen kırk beş milyondan fazla vatandaşımız var. Gökyüzünün altında bizimle aynı havayı soluyan yüz milyonlarca insanın okuma-yazma bilmediğini de düşünecek olursak... onlara acımam gerek.

Ama asıl onlar benim gibilere acıyor "Vah zavallı, kafayı üşütmüş.." veya "Salak herif, zamanını boşa harcıyor.." diyerek.
(Ne? Yoksa siz de onlardan mısınız?)

Bardağın dolu tarafı: Okumakla bitiremeyeceğim kadar kitap var. Ne güzel, demek ki hayatımın sonuna kadar sıkılmadan vakit geçirmem mümkün.

Bardağın boş tarafı: Tüh! Okuyabileceğim bütün kitapları okumaya ömrüm yetmeyecek!

Ghostbusters filminde (birincisinde) bir sahne vardı, belki hatırlarsınız. Şehri hayaletler basınca bir kısmı da şehir kütüphanesinde ortaya çıkıyordu. Yaşlı bir kadının hayaleti, raflar arasında bir kitap bulmuş sessizce okurken yanına yaklaşanlara eliyle SUS! işareti yapıyordu önce. Eğer rahatsız edilmese, kimseyi korkutmaya veya zarar vermeye de niyeti yoktu. Üstüne gidilince canavara dönüşüyordu bu hayalet.

Eğer hayalet olarak geri gelmek mümkünse, benim hayaletimin takılacağı yer de bir kütüphane olacaktır muhtemelen.
Ve eğer kitap okuyan bir hayalete rastlarsanız (illa ki benim hayaletim olması gerekmiyor) rahatsız etmeden yanından geçip gidin, başınıza bir şey gelmeyecek. Söz veriyorum. Aksi takdirde neler olacağını asla bilemezsiniz.

(Ne diyon oğlum sen? Memleketin bu kadar meselesi varken şu kafayı taktığın şeylere bak! Dünyanın gidişatı zaten boktan. Kendi kıçımı nasıl kurtarırım diye düşüneceğine, sen oturmuş vır vır ediyon! Hay senin kalıbına...)

Emrin olur abi! Acilen gerçeklere dönüyorum: Işınla beni Scotty!
Deasittir leyynn, yürrüü...


Konuyla gerçekten ilgilenen okurlar için:
        EDEBİYAT MESELESİ
başlıklı yazıyı

ve Stephen King'den yazar adaylarına öğüt ve tavsiyeler için:
        ŞEKİL ÜÇ A BİR
başlıklı yazıyı tavsiye ederim

  YAŞAM
Seda Sayan'ın
Dünyanın En Büyük
Ufukta Görünen Şey Demokrasinin Dibi mi?

  CİNSELLİK
Venüs & Kadın Güzelliği
Zina Edeni Hapse
Yıllar İçinde Evlilik
  SİNEMA
Araklamacı Sinemacılık
Cats Müzikali
Korku Filmleri
  MÜZİK
A View to A Kill
Fabrika Kızı
Müzik Dünyasından
  EDEBİYAT
Hayatı Kitaplardan
Modern Bilmin Dönüm
Şöhretiniz Batsın!
Sizi Sevmek

Kibariye - Kimbilir

Enrico Macias

Charles Aznavour'dan

Al Bano-Romina Power