ANA SAYFA
|
Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
Geçtiğimiz yıllarda Meclis gündemine bile gelmişti: "Ne oluyor bu gençlere? Gençlerin şiddete yönelmesinin nedenlerine eğilelim!"
Ne oluyor gençlerimize?
On iki-on üç yaşlarındaki gençlerimiz birbirini bıçaklıyor. Uyuşturucu ve sigara kullanıyor, mafyalaşma ve çeteleşme içine giriyorlar.
Aralarında birkaç tane 'derslerine çalışmaya' ve bu kargaşa ortamından uzak durmaya çalışan çocuk varsa da, onlar da ya sindiriliyor ya da büsbütün dışlanıyor.
Kapkaç, gasp ve hırsızlık suçlarındaki artış kadar, bu suçları işleyen gençlerin de sayısı artıyor. Hatta suç işleme yaşı giderek daha aşağılara iniyor.
Bütün bu olguların bir günde oluşmadığını biliyoruz. Yıllardır devam eden bir süreç söz konusu. Artık gizlenemez hale geldi, en kör gözlere bile parmak sokar oldu.
Gençlerimizin yarına dair umudu kalmadı. Olan budur!
"Aman evladım, akıllı olun. Manevi değerlere sahip çıkın" demenin gençler indinde hiçbir kıymet-i harbiyesi kalmadı. Onların gözünde artık neyin anlamı ve önemi kaldı ki? Ellerindeki tek şeyi, gençliklerinden gelen enerjiyi kullanarak toplumdan ve dünyadan intikam alma işine giriştiler. Bir anlamda hepsi 'intihar eylemcisi' oldular. Diğer teröristlerden farkları ise sadece intihar şekilleri: Daha yavaş ve daha geniş etkili intihar yöntemleri deniyor ve geliştiriyorlar. Hay Allah, şu işe bakar mısınız? Borsanın durumu çok iyi. Paramız son yirmi küsur yılın en değerli seviyesinde. Bütün makroekonomik göstergeler süper! Bankalar rekor karlar açıklıyor. Demokrasimiz de tam rayına girmiş tıkır tıkır giderken nereden çıktı efendim bu gençler arası şiddet dalgası? Niçin yükseliyor suç oranları? Toplum olarak, dünyadaki insan nesli olarak başımıza gelen bu sonucu haketmiş olmalıyız. Yoksa niye başımıza gelsindi ki? Dünya arada bir karışır böyle... Gençlerin de umutsuzluğa kapılıp şiddete yöneldiği dönemler olur. 19. Yüzyıl ortalarında da ortalık iyice karışmıştı mesela: Avrupa'da ayaklanmalar, Amerika'da içsavaş, Rusya'da derin bir çöküş ve kargaşa, Uzak Doğu'da yenilik sancıları ve savaşlar... Siyasetçiler ve uzmanlar bu soruna yönelik analizleri yapıp çözüm yolları araştıradursun (nasıl olsa hiçbir işe yaramayacak!) medyamız da timsah gözyaşları döküp bu durumu rating ve tiraja tahvil etme derdinde.
Sevgili burjuvazimiz de "Bu işten ne şekillerde para kazanabiliriz?" hesaplarına girişmediyse şaşarım!
Genç kardeşim, liselim! Bunlar senin daha iyi günlerin, diyeyim sen anla.. |