| ![]()
Televizyonda Cenk ve Erdem Beylerin Müebbet Muhabbet programına takılmışım. Bitirim ikilimiz, postmodern Hacivat ve Karagözümüz, ikibinli yılların Kavuklu ile Pişekar'ı muhabbeti iyice harlamışlar.
İkisi de aynı model birer sweat-shirt giymişler
Muhabbetin tam orta yerinde
Benim de aklım fikrim kaydı gitti bambaşka yerlere...
Müzik yazıları yazmaya başlayalı uzun zaman oldu. Bu sürede değişik arkadaşlardan özel ricalar almışlığım vardır:
"İsyanın marşı popülerleştiğinde, bütün anlamını yitirmiş ve sistemin bir parçası olmuştur. Plastik muhalefetin zararsız ve sakinleştirici namesine dönüşmüş bir şarkıya artık kim inanır?" desem bir anlamı olacak mı?
Roger Waters'ın gruptan ayrılış hikayesini, grubun isim hakkı için diğer elemanlarla papaz olmasını falan bir kenara bırakalım... Romantik isyankarlar da er veya geç, isyan ettikleri sistemin bir parçasına dönüşüyorlar. Ve anlamlarını yitiriyorlar. Bir vakitler onların mesajlarını bayrak yapmışve arkasına düşmüş hayran kitlesini ise genellikle büyük bir şaşkınlık ve hayalkırıklığı bekliyor yolun sonunda...
Bir gün bakıveriyorsunuz ki Erkin Koray çıkıvermiş Ahmet Hakan'ın programına... veya İbo Show'a konuk oluvermiş? Popüler kültüre teslim olma aşamasına gelivermiş. Hatta -facianın en acıklı görünüm kazandığı yer burası- 'kapı gıcırtısı duysa göbek atmaya başlayan' zevksiz ve kültürsüz bir kitleye 'eğlencelik müzik' yapıyor.
Sizi bilmem ama televizyonda izlediğim bu sahneler bende derin bir ihanet ve aldatılmışlık hissi yarattı.
Ha evet, bir takım kimseler vardır ki onlar müzik, sinema ve edebiyatı sadece kendilerine zevk vermesi gereken 'eğlencelik' etkinlikler olarak alırlar.
Ben o tip insanlara gülemem bile!
Belki size alakasız gelecek ama anlatmam lazım:
Yaa, işte böyle... Bir vakitler sadece kulaklarınız değil 'yüreğinizle' dinlediğiniz şarkılar ve şarkıcılar bir gün gelir "Bütün bunlar para kazanmak için miydi sadece? Yalan mıydı o duygular?" hissini uyandırıverir. Beter bir boşluk ve aldatılmışlık hissi.
'Another Brick in the Wall' şarkısında anlatılan DUVAR, eğitim sisteminden öte; bizi biz olmaktan alıkoyan ve kendimize yabancılaştıran 'sistem'se genel olarak; o zaman Pink Floyd'un da 'bu duvarın bir diğer tuğlası'na dönüştüğünü söylemek yanlış olmaz.
Klip bitti, Cenk ve Erdem beyler muhabbetlerine kaldıkları yerden devam ettiler. Bense sweat-shirtlerindeki yazıya takılmışım hala:
Bu da başka bir Müebbet Muhabbet konusu olur herhalde... |