ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Psikiyatri: Modern
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Samime Sanay

Neşe Karaböcek

Arif Susam

Ümit Besen

The Best of MFÖ

Fecri Ebcioğlu Sunar

Edip Akbayram
Feride KAHLER Logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
HITLER VE NAZI PARTİSİNİN YÜKSELİŞİ

21.Yüzyıl dünyayı başdöndürürcü bir hızla değiştiriyor. İnsanlık bir yandan iletişim devrimi ve bilgi çağını yaşarken diğer yandan da hem doğuda hem de Batı dünyasında muhafazakarlık ve dinsel fanatizmin hızla yükselişine tanık oluyoruz.

Kimilerine göre bugün yaşadığımız süreç Üçüncü Dünya Savaşı'nın ta kendisi.

Anlaşılıyor ki uluslararası dengeler yerine oturup yeni bir dünya düzeni kurulmadan bu süreç kendi dinamikleri içinde devam edecek. Ekonomik bunalımın çökerttiği Almanya'da NAZI partisi demokratik yollardan iktidara gelerek kitleleri totaliter bir rejim altına almayı başardı. Bu süreç, Türkiye'de AKP'nin siyasi yükselişiyle büyük paralellikler arzediyor.
20.Yüzyıl'ın başları da tıpkı 21.Yüzyıl'ın ilk yılları gibi savaşlara ve karmaşaya şahit olmuştu.

Türkiye de bu süreci kendi politik dinamikleri içinde yaşamaya devam ediyor. 2002 yılından itibaren tek parti iktidarını sürdüren AKP'nin politik oluşumu ve yükselişi pek çok siyasi analize konu olmakta.

2000'li yılların başından itibaren AKP'nin Türkiye'deki siyasi çıkışının, Hitler ve NAZI partisinin 1930'lar Almanya'sındaki yükselişine paralellikler gösterdiğini iddia eden bir takım teoriler ve analizler de mevcut.

Hatta bu analizlerin bir kısmında Adolf Hitler ile Tayyip Erdoğan'ın politik kariyerlerindeki söylem ve üsluptan, kişisel özelliklerine kadar pek çok benzerliğin de altı çizilmekte.

  • Mesela her iki lider de ağır ekonomik ve sosyal bunalımların yol açtığı ortamlarda halk oyuyla iktidara geldiler.
  • Her iki lider de iktidara gelmeden önce kısa hapis dönemleri geçirdiler.
  • Her iki lider de 'mağdur olmuş' kitlelerin sözcüsü olduklarını iddia ediyor ve kitlelere agresif ve öfkeli bir şekilde hitap ediyordu.
  • Her iki lider de anti-semitist bir söylem kullanıyor ve ‘siyasi simgelere' özel bir önem veriyordu.
  • Her iki lider de kendi milletlerinin üstün özelliklerini vurguluyor ve 'yüksek ahlakın' hakim kılınması için 'kendi belirledikleri' yolda kitlelerin sorgusuz itaatini talep ediyordu. Kendileriyle aynı fikirde olmayanlara tahammül edemiyorlardı.
  • Her iki lider de alkol ve sigaradan kesinlikle kaçınır ve bunların kısıtlanmasına yönelik çalışmaları desteklerdi.
  • Her iki lider de, Batı dünyasının büyük düşmanlarına (1920'lerden itibaren komünizm, 2000'li yıllardan itibaren ise radikal İslam) karşı birer antidot olarak kabul edilmiş ve iktidarlarının en azından ilk yıllarında Batı tarafından desteklenmişti.
Musa Kart'ın karikatürü 'siyasi simgelerin kullanımı' konusunda Hitler ile Tayyip Erdoğan arasındaki benzerliklere dikkat çekiyor.
Tayyip Erdoğan gibi Hitler de çocuklar ve gençlerle birlikte çektirdiği resimleri siyasi propaganda için kullanırdı Tayyip Erdoğan gibi Hitler de 'öfkeli ve heyecanlı' bir üslupla kitlelere seslenirdi.

Hitler iktidarının sonu maalesef dünya için hayırlı olmadı. NAZI rejimi Almanya'ya olduğu kadar Avrupa'nın geri kalanına da büyük acılar ve kayıplar getirdi.

  EDEBİYAT
Biz Ne Yapalım?
Demokratikleşme,
Avamlaşma,
Aydınlarımız
  YAŞAM
Çin İşleri Ne İş
Palikaryadan Dost
İnsanoğlunun
  CİNSELLİK
Teknoloji Sayesinde
Sizin Tipiniz Hangisi:
Esmeralda'nın Aşkına
  SİNEMA
Araklamacı Sinemacılık
Cats Müzikali
Korku Filmleri
  MÜZİK
Kurumuş Bir Dal Gibiyim
I Want to Know
Joan Baez

Ferdi Özbeğen

Zeki Müren

Ajda Pekkan'dan

Ajda Pekkan &

Semiramis Pekkan

Başrolde Emel Sayın

Yıldırım Gürses