Üniversite sınavları yaklaşıyor, bende buruk hatıralar... Yıllar içinde Türkiye'de üniversite sınav sistemi kim bilir kaç kere değişti, seneye gene değişecekmiş diyorlar.
Değişmeyen şeyler de var ama... Nedir onlar? Yüksek nüfus artışının yarattığı, sayıları ve beklentileri giderek artan genç kesim ve bu kesime cevap vermesi mümkün olmayan üniversite kontenjanları ile bu çapraşıklığı paraya tahvil etmek isteyen açıkgözler...
"Şöyle yaparsanız kazanırsınız, böyle yaparsanız kazanmanız garanti..."
"Bizim sınav dergisiyle kazanmanız kesin..."
"Bizim dershanemizin kendini ispatlamış kadrosu ve başarısı kanıtlanmış deneyimi..."
Yok efendim
"Bizim gazetenin verdiği eğitim seti veya deneme sınavı..." cart curt...
En son televizyon kanallarından birinde 'heyecanlı' üniversite adaylarına taktik veren bir program gördüm.
Üniversite sınavına girmeye hazırlanan arkadaşlar!
Nasıl olsa acı gerçekleri birinden duyacaksınız, bari ben söyleyeyim:
Bunların hepsi kandırmaca.
Para kazanmak için size yanıltıcı bilgiler veriliyor.
İşin doğrusu şu:
Sınava giren her yüz kişiden sekseni açıkta kalacak!
Herhangi bir yüksek öğrenim kurumunda eğitim almaya hak kazanacak yirmi kişinin onaltısı aslında istemedikleri ve sevmedikleri bir okula yerleştirildikleri için mutsuz olacak ve gelecek sene gene şanslarını deneyecekler.
Nispeten şanslıymış gibi görünen dört arkadaşımızı ise
- eğer istek ve şevkle derslerine devam etme, gençliklerinden gelen enerji ve coşkuları en az dört sene frenleme basiretini gösterebilirlerse-
canlarını sıkacak staj programları, aileden uzakta okumanın getirdiği parasızlık ve akademik personelin yetersizliği ve körelticiliği yorup yıpratacak.
Okulu bitirebilen arkadaşlarımız ise hayat oyununda bir sonraki aşamaya yükselecekler: İş bulma telaşı!
'Lutfedip kendilerini sömürmeye razı' bir işveren bulabilenler gene şanslı sayılacak. Otuzlu yaşlarına geldiklerinde memleketi sarsacak bir ekonomik krizde işlerini kaybedinceye kadar "gelecekten umutlu olmak" lüksüne sahip olabilirler.
(Dikkat ederseniz, ikili ilişkilerde yaşanacak hayal kırıklıkları, ailevi sorunlar, hüsranlar ve otuz yaş bunalımlarından bahsetmeme bile gerek kalmadı.)
Üniversite sınavlarına hazırlanan gençleri düşününce bunlar geliyor işte aklıma.
"Hoş geldin bebek, yaşama sırası sende
Seni bekliyor binbir türlü dert ve sıkıntı..."
Her kim ki size bu sınavda "başarılar" diler, ya diğerleri başarısız olmadıkça sizin başarı şansınızın olmadığını bilmiyordur ya da sizinle dalga geçmektedir.
Bana gelince... Dudaklarımda müstehzi bir tebessüm varsa eğer, sizin bana inanmadığınızı bildiğimdendir. Ta ki gerçekleri kendiniz yaşayıp kafanıza dank edinceye kadar da inanmayacaksınız. Canınız sağolsun!
Dışarıda hınzır bir yağmur yağıyor, Gülden Karaböcek ise pikabın kolonlarından seslenmekte:
"Sen istedin böyle olsun, benim bunda suçum var mı?"