![]() Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
Zamanında Evliya Çelebi misali ben de iyi gezmiştim. Amerikası, İspanyası, Portekizi, Parisi, Roması vs..vs.. O gezilerimle ilgili yazılar, hikayeler ve resimler hala kişisel websayfamda duruyor. Ama işte şimdi ekonomik durumlar kesat, iki senedir yurtdışına adım atamıyorum. Şöyle esaslı bir sponsor bulsam kim tutar beni, heyt be!
Bakın ünlü düşünür Chris de Burgh ne demiş:
O halde, hadi düşelim yollara...
Aydın 'Efeler Diyarı' olarak da bilinir. Şehrin içinde Yörük Ali Efe'nin de bir heykeli vardır. (Hatta bu heykelin bıyığı bir ara tartışma konusu olmuştu, belki hatırlarsınız.)
Aydın'ın ilçelerinden bazılarını sayalım: Ortaklar, Söke, İncirliova, Nazilli ve benim favorim: Germencik. Şu ismin güzelliğine bir bakar mısınız
lütfen.. Ayşecik veya Ömercik gibi.. İnsanın içinde son derece sevimli hisler uyandırmıyor mu?
Öncelikle şunu söylemeliyim: (Tamam, biraz bayat bir espri oldu. Çaktırmadan idare edin.)
Denizli'nin horozu meşhurdur. Ama benim edindiğim izlenim o ki, Denizlililer Denizlispor'u horozlarından daha çok seviyorlar.
(Hayır çocuğum, Mustafa Denizli'nin bu konuyla bir ilgisi yok!)
Denizlispor'un renkleri yeşil-siyah, Denizli'nin plaka numarası 20. Bu bilgiler önemli, çünkü Denizli-Afyon karayolunun 20. kilometresinde beni çeviren trafik ekibi, radara yakalandığım için ceza keserken ayrıca bu konulardan da sözlüye çekti.
Not: Trafik ekibinin yolun KAÇINCI kilometresinde konuşlandığına dikkatinizi çekerim.
Not 2: Denizli'de elektrik de 220 Volt, ama bunun plaka numarasıyla bir ilgisi olduğunu sanmıyorum.
Fakat çok efendi bir horoz bu. Heykelin hemen yanında 'Klakson Çalınmaz' işareti olduğu için, sessiz bir şekilde duruyor. Hiç ötmüyor.
Bunun fotoğrafını çekmesem olmazdı. (Bkz. Yandaki resim)
Şimdi sevgili dostum Ahmet Sinan'a buradan bir not ileteyim:
Kırmızı ışıkta beklerken, arabanın sol camını açıp da çekilen resimde ancak bu kadar sanat olur işte!
Hoş, benim diğer zamanlarda çektiğim resimlerdeki estetik ve sanat durumları da 'Eşek hoşaftan ne anlar' makamındadır. Ama işin orasını fazla karıştırmayalım şimdi.
Denizli'nin 14 km. ötesinde meşhur Pamukkale var.
Hatta o kadar ki, siz Pamukkale'ye gitmezseniz, Pamukkale sizin üstünüze üstünüze geliyor.
(Bkz. Yandaki resimde bu olayı canlı olarak görmektesiniz)
Arkadaşlar, Pamukkale'de travertenler var. Bunların bazılarına girmeniz serbest.
Ayakkabılarınızı ve çoraplarınızı çıkarıp travertenlerin içinde şıpıdak şıpıdak dolaşıyorsunuz.
Dolaşınca ne oluyor?
Hayır efendim, boyunuz uzamıyor (benimkisi hala aynı) ama tam olarak ne oluyor onu da pek anlamadım.
(Haaah haa.. Kabul edin, bu sefer güzel bir espri oldu!)
Phhhh.. phhhhh.. Anlaşıldı merkez, yazıyı bitiriyorum... di di di diiiit.
Siz okurlarıma da sabrınız için teşekkür ediyorum. Geçmiş olsun!
|