ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Reklamlar ve
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Edith Piaf - SELECTION

Zeki Müren

Gülden Karaböcek

Gökben

ŞAN KONSERİ

Nil Burak - Tatlı Tatlı

Enrico Macias

Charles Aznavour
İffet AYMAZ Logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
SOYTARILIK MARİFET DEĞİL

Türkiye'de gündem saat başı değişir. İnsanların dikkati bugün falanca konuya döner, bir de bakarsınız yarın bambaşka şeyler konuşulur olmuş.

Zaten balık hafızalı bir toplumuz.
Sabahtan akşama kadar fikrimiz kırk defa değişiyor.

Yıllardır Gazoz Ağacı'nda yazıyorum. Aradan geçen bunca zamana, sürekli değişip duran gündeme rağmen durup bakınca ne görüyorum? Bizim yazdığımız yazılar canlılığından ve tazeleğinden pek fazla şey yitirmemiş.

Yıllar önce yazdığımız yazıyı Editör tekrar yayına koyuyor, hala büyük ilgiyle okunuyor o yazı.. Biz duruşumuzun, fikirlerimizin ve üslubumuzun sağlamlığını buradan tartıyoruz.

Bu süreçte ise medya ve siyaset dünyasında ne çapsızlıklar, ne yalpalamalar, ne saçmalamalar gördük. Hala da görüyoruz.

Televizyon kanalları ve gazete köşeleri bu türden çapsız, terbiyesiz ve cahil tiplerle dolu.

Bu ülkenin fikir hayatına yön veren kadrolar, kanaat önderleri vs...vs..
Gazoz Ağacı kadrosunun onda biri kadar basiretli, sağduyulu ve tutarlı olabilseydi, Türkiye bugün çok daha iyi yerlerde olurdu.

Aklıbaşında hiçkimse bundan şüphe etmiyor zaten!

Ancak ne yazık ki Türkiye'de fikir namusu, akıl ve vicdan, medyada aranılan özellikler değildir. Oldukça uzun bir süredir Türk medyası, gerek televizyonları ve gerekse kartel basını olsun, SOYTARILIK ve KAYPAKLIK gibi özellikleri önplana çıkarıyor.

Türkiye'de kartel basınının bir sürü gazete ve dergisi vardır. Buralarda kendine köşe yazarı diyen birileri, adına 'yazı' dedikleri bir takım abuklamalar döktürür ve kendini adam sanır.

Oysa ki ahbap-çavuş ilişkileri sayesinde o köşeleri kapmış bu kişilerin çoğu yeteneksiz, ahmak ve cahildir.

Türk basınında köşe yazan ve kendini adamdan (veya kadından) sayan TEK BİR kişi gösterin ki Gazoz Ağacı yazarlarından daha donanımlı ve yetenekli olsun. Yoktur, bulamazsınız...

Televizyon programlarına gelince...
Televizyon olayının 'görüntü' ağırlıklı olduğunu kabul ediyorum. Neticede televizyon dedikleri alet, yararlı bir takım işler değil 'eğlencelik' işler gören bir aptal kutusudur.

Kitleleri oyalamak ve uyuşturmak, uysal tüketiciler haline getirmek ve politik anlamda insanları manipüle etmek için kullanılır televizyon. Bu bakımdan, fiziksel ve çekici bir görüntünüz varsa, televizyonda şansınız yüksektir.

Güzel görüntü veriyor diye televizyonda yer edinmiş bir takım tipler

-ki bunların kadın cinsinden olanları oralara gelene kadar hangi yapımcı ve yönetmenlerle halvet olmuşlardır, orası ayrı bir konudur-

sonradan kendilerini fasulye gibi nimetten saymaya başlıyorlar.
İşte o zaman acıklı durumlar çıkıyor ortaya!..

Sen televizyonda sunucu olmuşsun, daha evvelden mankendin. Buna bir şey demiyoruz. 'Süs bebeği' olduğun için oralara geldiğini unutup, ciddi bilgi birikimi isteyen önemli konularda kendini 'uzman' sanınca rezil oluyorsun yavrum.

Ve bu rezaleti farkedemeyecek kadar kendilerinden geçmiş oluyorlar maalesef.

Soytarılıktır bu! Ahmaklıktır! İnsanları aptal yerine koymaktır!

Televizyon yapımcısının yatağından geçtiği için falanca televizyon kanalında sunuculuğa başlayan manken kızımız, aptal aptal sırıtarak ve abuk sabuk laflar konuşarak programını sunsun. Buna bir şey demiyoruz.

Neticede bir 'aptal kutusu' içinde insanları oyalamak ve eğlendirmek için bir çeşit palyaçoluk yapıyor.

Oscar Wilde'ın dediği gibi:
"Sizin ne olduğunuzu zaten anladık hanımefendi. Şu an fiyat üzerinde konuşuyoruz..."

Ama önünü-arkasını, sağını-solunu bilmeden ahkam kesmeye başlayınca bu süs bebekleri çok çekilmez oluyorlar. Hele bunların köşe yazmaya başlayan cinsleri de var ki, Oscar Wilde bunları görse ne derdi bilemiyorum.

Son sözüm de televizyon ve gazete patronlarına:
Şeyinizin keyfini yapmak için bu rezilleri, bu soytarıları siz getirdiniz başımıza... Bu soytarılığın, bu rezilliğin sorumlusu sizlersiniz!

Medya dünyasındaki bu kişiliksiz ve yeteneksiz süprüntüleri elimizin tersiyle bir kenara atmadan, feraha ermemiz mümkün değildir.

Soytarılık marifet değil!

  SİNEMA
En İyi 20 Korku Filmi
İntikam Almanın
Turkish Star Wars
  CİNSELLİK
Aydın Kadının
Venüs & Kadın Güzelliği
Zina Edeni Hapse
  YAŞAM
Diyet, Kalori ve
Küreselleşme
Hissiyatın İfadesi:
  EDEBIYAT
Aziz Nesin - O. Pamuk
Televizyon Dizileri:
Siyaseten Doğru İfade
  MÜZIK
Elton John
Candle In the Wind
Uptown Girl
Chris de Burgh

A Glimpse of

Enrico Macias &
Ajda Pekkan

Sezen Aksu - SERÇE

Beş Yıl Önce

Best of STYX

The Beach Boys

BoneyM

Semiramis Pekkan