|
Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
Türkiye'de gündem saat başı değişir. İnsanların dikkati bugün falanca konuya döner, bir de bakarsınız yarın bambaşka şeyler konuşulur olmuş.
Zaten balık hafızalı bir toplumuz.
Yıllardır Gazoz Ağacı'nda yazıyorum. Aradan geçen bunca zamana, sürekli değişip duran gündeme rağmen durup bakınca ne görüyorum? Bizim yazdığımız yazılar canlılığından ve tazeleğinden pek fazla şey yitirmemiş.
Yıllar önce yazdığımız yazıyı Editör tekrar yayına koyuyor, hala büyük ilgiyle okunuyor o yazı.. Biz duruşumuzun, fikirlerimizin ve üslubumuzun sağlamlığını buradan tartıyoruz.
Bu süreçte ise medya ve siyaset dünyasında ne çapsızlıklar, ne yalpalamalar, ne saçmalamalar gördük. Hala da görüyoruz.
Televizyon kanalları ve gazete köşeleri bu türden çapsız, terbiyesiz ve cahil tiplerle dolu.
Bu ülkenin fikir hayatına yön veren kadrolar, kanaat önderleri vs...vs..
Aklıbaşında hiçkimse bundan şüphe etmiyor zaten!
Ancak ne yazık ki Türkiye'de fikir namusu, akıl ve vicdan, medyada aranılan özellikler değildir. Oldukça uzun bir süredir Türk medyası, gerek televizyonları ve gerekse kartel basını olsun, SOYTARILIK ve KAYPAKLIK gibi özellikleri önplana çıkarıyor.
Oysa ki ahbap-çavuş ilişkileri sayesinde o köşeleri kapmış bu kişilerin çoğu yeteneksiz, ahmak ve cahildir.
Türk basınında köşe yazan ve kendini adamdan (veya kadından) sayan TEK BİR kişi gösterin ki Gazoz Ağacı yazarlarından daha donanımlı ve yetenekli olsun. Yoktur, bulamazsınız...
Televizyon programlarına gelince...
Kitleleri oyalamak ve uyuşturmak, uysal tüketiciler haline getirmek ve politik anlamda insanları manipüle etmek için kullanılır televizyon. Bu bakımdan, fiziksel ve çekici bir görüntünüz varsa, televizyonda şansınız yüksektir.
![]() -ki bunların kadın cinsinden olanları oralara gelene kadar hangi yapımcı ve yönetmenlerle halvet olmuşlardır, orası ayrı bir konudur- sonradan kendilerini fasulye gibi nimetten saymaya başlıyorlar.
Sen televizyonda sunucu olmuşsun, daha evvelden mankendin. Buna bir şey demiyoruz. 'Süs bebeği' olduğun için oralara geldiğini unutup, ciddi bilgi birikimi isteyen önemli konularda kendini 'uzman' sanınca rezil oluyorsun yavrum. Ve bu rezaleti farkedemeyecek kadar kendilerinden geçmiş oluyorlar maalesef. Soytarılıktır bu! Ahmaklıktır! İnsanları aptal yerine koymaktır! Televizyon yapımcısının yatağından geçtiği için falanca televizyon kanalında sunuculuğa başlayan manken kızımız, aptal aptal sırıtarak ve abuk sabuk laflar konuşarak programını sunsun. Buna bir şey demiyoruz. Neticede bir 'aptal kutusu' içinde insanları oyalamak ve eğlendirmek için bir çeşit palyaçoluk yapıyor. Oscar Wilde'ın dediği gibi:
Ama önünü-arkasını, sağını-solunu bilmeden ahkam kesmeye başlayınca bu süs bebekleri çok çekilmez oluyorlar. Hele bunların köşe yazmaya başlayan cinsleri de var ki, Oscar Wilde bunları görse ne derdi bilemiyorum. Son sözüm de televizyon ve gazete patronlarına:
Medya dünyasındaki bu kişiliksiz ve yeteneksiz süprüntüleri elimizin tersiyle bir kenara atmadan, feraha ermemiz mümkün değildir. Soytarılık marifet değil! |