ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Başrolde Emel Sayın
Bu yazı Aziz Nesin'in (ilk baskısı 1958'de yapılan) Nutuk Makinesi adlı kitabından alınmıştır.

Yarım asırdan daha yaşlı bu yazının hala ne kadar sıcak, ne kadar taze olduğuna dikkatinizi çekeriz.

Aziz Nesin böyle büyük bir yazardı işte...

KAHVE VE DEMOKRASİ

İki şey yurdumuzda yetişmez; biri kahve, biri de demokrasi.
İkisi de bize dışarıdan gelir.

Topraklarımızda kahveyi bitürlü yetiştiremedik. Memleketimizin havası, suyu, toprağı kahve yetiştirmeye müsait değil.

Demokrasiye gelinceeee... Doğrusu onun yetişmesi, gelişmesi için elden geleni geri komadık. Tarihimize bakarsanız, aşağı yukarı yüzyıl önce memleketimize demokrasinin tohumları atılmış. Biz yıllardır,
- Aman demokrasimiz filiz verdi...
- Genç demokrasimiz...
- Aman demokrasi fidanı... der dururuz.
Şükür yetiştirene, şunca yıldır demokrasiyi ancak işte bu boya getirdik, bir fidan oldu.

Yüzyıldır şu demokrasiye verdiğimiz gücü, kahve yetiştirmeye harcasaydık, bugün memleket balta girmemiş kahve ormanına dönerdi.

Zamanında gerekmiş, bilememişiz; kahve çekirdeği ekeceğimize, kalkmış demokrasi tohumu ekmişiz. Şimdi olanlar ortada.

Hamdolsun, demokrasiden yana hiçbir sıkıntımız yoksa da kahvesizlikten çektiğimizi biz biliriz. Kahve bu... Hiçbişeye benzemiyor. Demokrasi öyle mi? Olsa da bir olmasa da... Kahve olmazsa insanın başı döner, demokrasi olmazsa insanın başı dönmez. Kahvenin mis gibi kokusu vardır, demokrasinin kokusu bile yoktur. Kahveyi fincana kor içersin. Demokrasi ne yenir, ne içilir. Ne işe yarar şu demokrasi söyler misiniz?

Dışarıdan memleketimize bol bol demokrasi geliyor, ama kahve gelmiyor. Kahveyi satıyorlar, demokrasiyi veriyorlar. Kahve parayla, demokrasi bedava... Kahve için döviz ister, demokrasi için hiçbişey istemez.

Çektiğimiz şu kahve sıkıntısına bir baksanıza... Üstelik kahveye bir de alışmamış mıyız? Kahvenin iyisini kötüsünü, bayatını tazesini, katkılısını, halisini hemen anlarız.

Sağolsunlar, kimi yurttaşlarımız uydurma kahve yaptılar. Önce arpa kahvesi çıktı, tutmadık. Sonra nohut kahvesi çıktı, beğenmedik. Şimdi de fasulye kahvesi yapıldı, yutmadık. Biz milletçe kahve tiryakisiyiz; herşeyin uydurmasını yutarız da kahvenin uydurmasını yutmayız.

Hey Ulu Tanrım! Ne olurdu, hiç olmazsa şu kahveden anladığımız kadarcık olsun, demokrasiden de anlasaydık...

  YAŞAM
Aile Müessesesi
Bit Pazarına
Medya Okur-Yazarlığı
  MÜZİK
Patricia Kaas
Joe Dassin: L'été indien
Bir Plak Dinliyorum
  EDEBİYAT
Muhalefet ve Eleştiri
Kültürel Çölleşme:
Edebiyat Meselesi
  VİDEO

Sade: Smooth Operator

Chris de Burgh:

Raggio di Luna: