|
Örümcek Adam filmi vizyona girince çizgi-roman konusu gene konuşulur oldu. Örümcek Adam filmini seyrettim. Hareketli bir çizgi-roman olmuş işte..Belki başarılı bir uyarlama,efektler hoş falan. Ama bana sorarsanız öykünün hiçbir özelliği yok. İyi süper adam kötü süper adamla mücadele edip dünyayı kurtarıyor işte.
Çizgi-roman deyip geçmemek lazım. Bunların seveni çok.. Ben de hastasıydım bir zamanlar. Ama belirtmem gerek: iyi çizgi-romanlar vardır, kötüleri vardır. Aradaki farkların altını çizmek lazım bazen. İşte bu yazı, Örümcek Adam filminden hareketle, çizgi-roman karakterlerini şöyle bir elden geçirmek, anılarımızı tazelemek için yazılıyor. (Tabii bir de 'Gençlere bunları tanıtmak için yazıyor olmak isterdim ama.. Heyhat.. Video olayı, sinemada dijital efektler çağı geldi, çizgi-roman kültürü artık öldü. Kalanlar da Karagöz-Hacivat muamelesi görüyor. Holywood özgün senaryoya sıkışıp eski defterleri karıştırmasa, bunları kaç kişi hatırlayacak, orası da meçhul...)
Şimdi bu Örümcek Adam mesela... Superman ve Batman'dan sonra (haa bir de X-Men vardı değil mi?) sinemaya uyarlanan bir diğer çizgi-roman kahramanı.. Oysa 1975-1979 yılları arasında milliyet Çocuk Dergisi'ni takip etmiş olanlar hatırlayacaklardır, orada da bir Örümcek Adam çizgi romanı vardı ama bu şimdiki Örümcek Adam'la alakası yoktu. Benim tanıdığım ilk Örümcek Adam, işte o Milliyet Çocuk Dergisi'ndeki olunca, bu şimdiki Örümcek Adam daha en baştan bana "sahtekar" görünüyor.
Meraklısına acil not: Milliyet Çocuk Dergisi'nde yayımlanan Örümcek Adam -Orijinal adı 'The Spider'- önceden kötülükler dünyasının kralı iken sonradan doğru yolu bulmuş biriydi. Profesör Pelham ve Roy Ordini adlı iki arkadaşıyla, Helikar denen silindir şeklinde tepeden pervaneli bir araçla dolaşır, dalgıç elbisesine benzer bir kostüm giyerdi. Sırtına taktığı iki yakıt tüpü (mini roket veya yangın söndürücüsüne benzer aletlerdi) sayesinde uçabilirdi de.. Ve Uzay Yolu'ndaki Mr.Spock gibi sivri kulakları vardı.
Benim çocukluk ve ilk gençlik yıllarımın, 1975-1980 arası falan işte, çizgi-romanları çeşit çeşitti. Kimisini Ceylan yayınları (ki bu yayınevi aynı zamanda cep fotoromanları da basardı) kimisini de Tay yayınları çıkarırdı. Biz bunlara kısaca Teksas-Tommiks derdik.. Arkadaşlarla değiş tokuş yaparak okurduk.
En beğendiklerim İtalyan yapımı olanlardı. Grafik desenleri daha iyiydi sanki. Mandrake, Kızılmaske ve Conan dışında, Amerikan yapımı olanlara pek ısınamadım. Çok fazla lafazanlık olurdu onlarda, kahramanlar ve kötü adamlar bazen çok salakça konuşurlardı. Bir de naratör mantığı vardı -ki bence bu çizgi romanın ruhuna aykırıydı- yani resimlerin altında ve üstünde gereğinden fazla açıklama yer alırdı. Bu yüzden Amerikan çizgi-romanlarında okuyucu biraz aptal yerine konuyormuş gibi gelirdi bana.
Hadi biraz o günleri yadedelim ve çizgi-romanlarımızı hatırlayalım...
EsseGesse stüdyoları, ismini kurucuları olan üç çizerin soyadlarından alır: Giovanni Sinchetto, Dario Guzzon ve Pietro Sartoris (S.G.S. yani İtalyanca okunuşuyla EsseGesse). Türkiye'de ise ilk olarak 1956 yılında Ceylan Yayınları tarafından yayınlanmaya başladığında Il Grande Blek (Büyük Blek) adı Çelik Blek’e çevrildi (Blek adeta Bilek olarak düşünülerek Çelik Bilekli kahramana gönderme anlamında) ve romanın adı ise TEKSAS olarak belirlendi. Kardeş yayın olan Tommiks (Capitan Miki) ile birlikte Türkiye’de yayınlanmaya başladığında çocuklar ve gençler arasında o kadar büyük bir ilgiyle karşılandı ki Türkçe’de bu tarz çizgi-romanlar genel olarak Teksas-Tommiks adıyla anılmaya başladı. ÇİZGİ-ROMANDA ANLATILAN OLAYLAR Türkiye'de bu çizgi-romana Teksas adı verilmiş olmasına rağmen, konunun Amerika’nın Texas eyaletiyle alakası bile yoktur!
Romanın kahramanı Çelik Blek ise Boston ve Portland gibi (bugün Amerika Birleşik Devletleri'nin kuzeydoğusunda yer alan ve New England adıyla anılan) yerlerde dolaşır, bazen Kanada sınırına kadar uzanırdı. Teksas (Çelik Blek) çizgi-romanında anlatılan olaylar 1770'lerde geçmektedir. Birleşik Krallık'ın (İngiltere diye okuyun) Amerika kıtasındaki bazı kolonileri bağımsızlık mücadelesine girişmişlerdir. Kolonilerin giriştiği bu bağımsızlık mücadelesine destek veren avcıların lideri Çelik Blek, arkadaşları Profesör Oklitus (orijinal adı P.Occultis) ve daha ergenlik çağındaki Rodi (Roddy) ile birlikte, kah kızılderililerle kapışmakta, kah kırmızı urbalara (İngiliz askerleri) kök söktürmektedir. Arasıra Boston'dan gelen Avukat Konoli (Connoly ?) ise, Amerikan bağımsızlık mücadelesinde istasyon şefi görevi yapmakta, bazen Çelik Blek'e gizli ve tehlikeli görevler vermektedir. (Mission impossible, hesabı) İngiliz zindanlarından adam kaçırmalar mı istersiniz, gizli savaş planlarının ele geçirilmesi mi.. Bazen de mücadeleye katkıda bulunması için İngiliz hazinelerinin araklanması da gerekebilir yani.. Arasıra Boston'dan gelen Avukat Konoli (Connoly ?) ise, Amerikan bağımsızlık mücadelesinde istasyon şefi görevi yapmakta, bazen Çelik Blek'e gizli ve tehlikeli görevler vermektedir. Bu tehlikeli görevler arasında İngiliz zindanlarından adam kaçırmalar, gizli savaş planlarının ele geçirilmesi gibi askeri istihbarat çalışmaları ve bazen de bağımsızlık mücadelesine katkı sağlamak amacıyla İngiliz hazinelerinin ele geçirilmesi vs.. vardır. Bu çizgi-romanda bütün İngilizler kötü, zalim ve çirkin olarak gösterilirler. Hatta İngiliz komutan ve valiler ise bunlara ek olarak ahmak ve budaladır da... Kahramanımız Çelik Blek'in kadınlarla işi olmaz, aseksüel bir hayat sürer. O, kendisini mücadelesine adamıştır. Profesör Oklitus ve Rodi'nin ortak zaafı ise yemek yemektir. İkisi de boğazlarına ve keyiflerine düşkündür. Bu çizgi romanın kahramanları hayal ürünü olmakla beraber tarih açısından gerçekçi bazı kişi ve olaylara da yer verilir. Örneğin kahramanlarımız bir macerada George Washington'la tanışır, bir diğer macerada Benjamin Franklin'le birlikte Fransa'ya bile giderler. TÜRK POP-KÜLTÜRÜNDEKİ YERİ Son olarak, Teksas çizgi-romanı hakkında ileri sürülen iki hipotezi dikkatinize sunmak istiyorum: 1- Leman dergisinde bir tarihte yer alan bir yazıda (Nihat Genç yazmıştı sanırım) Çelik Blek, Rodi ve Profesör Oklitus'un 'devrimci üç özelliği' temsil ettiği söylenmişti. Buna göre; Blek yüksek ahlaklı ve gözüpek savaşçıyı, Profesör Oklitus bilimsel metotları hayatına rehber edinmiş kişiyi ve küçük Rodi de gençliği temsil ediyormuş.. 2- TRT'de yıllar önce yayınlanan bir belgeselde, sanırım Mehmet Ali Birand'ın 32. Gün programında Can Dündar, "Marshall yardımından sonra Türkiye'de yükselen Amerikan hayranlığının bir uzantısı olarak, Amerikan bağımsızlık mücadelesinin çizgi-romanlar yoluyla Türkiye'de işlenir olduğunu" söylemişti. Kimileri de, bu ikinci hipotezden yola çıkarak, Teksas çizgi-romanının, Amerikan kültür emperyalizminin bir parçası olduğunu ileri sürerler. Ben bu hipotezleri ciddiye almıyorum. Çünkü, söz konusu çizgi-roman İtalyan yapımıdır. Üstelik, bu hipotezleri ileri süren kişilerin; aynı zaman ve mekanda, aynı olayların işlendiği Kaptan Swing çizgi-romanını tamamen esgeçip, sadece Teksas'ı hipotezlerine malzeme yapmış olmaları, bu kişilerin çizgi-romanlar konusunda pek de derin bilgi sahibi olmadıklarını göstermektedir bana göre... ANTOLOJİNİN BİR SONRAKİ SAYFASI İÇİN TIKLAYINIZ |